ADAM ÖLDÜRME KASTI İLE ATEŞLİ SİLAHLA YARALAMA • SİLAHLA YARALAMA KABUL EDİLEMEZ

Sanık S. ile mağdurlar M ve B.nin aileleri arasında önceye dayalı, arazi ihtilafından kaynaklanan anlaşmazlık bulunduğu, olay günü sanığın, mağdurların birlikte kaldıkları eve gittiği, mağdurları dışarı çağırdığı, apartman boşluğunda iken yanında bulunan tabancasını çekerek yakın mesafeden mağdurlar M.ve B.'nin hayati bölgelerini hedef alarak ateş etmeye başladığı, mağdur B.'nin hayati bölgelerini hedef alarak ateş etmeye başladığı, mağdur B.'yi sağ omuz, sol diz ve sağ tibia bölgesinden basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde, mağdur M.'yi sırt, kasık ve sağ ayak bölgesinden isabetle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı olayda; sanığın fiili ile açığa çıkan kastı öldürmeye yönelik olup, bu nedenle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde silahla yaralama suçundan hüküm kurulması, “BOZMAYI GEREKTİRMİŞTİR”

ADAM ÖLDÜRME KASTI İLE ATEŞLİ SİLAHLA YARALAMA • SİLAHLA YARALAMA KABUL EDİLEMEZ

YARGITAY 1. CEZA DAIRESI E: 2009/4707 K: 2012/8324 T: 15/11/12

 

1-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Saminin suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar Nurican, Altan, Salihin öldürmeye teşebbüs suçları ile ilgili olarak elde edilen delillerin mahkumiyetlerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığından beraatlerine karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Sami müdafiinin sübuta, Cumhuriyet Savcısının sanıklar N., A. ve S. haklarında sübuta yönelen ve yerinde görülmen temyiz itirazlarının reddiyle,

 

CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak;

a)    Sanık Sami hakkında 6136 Sayılı Yasa'ya aykırılık suçunda suç tarihi dikkate alınarak hapis cezası yanında hükmedilen “489 TL'si ibaresinin çıkarılarak yerine “450 TL.” ibaresinin eklenmesine,

b)    Sanık S.'nin mağdure S.'yi silahla yaralama ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçları ile ilgili olarak; 5237 sayılı TCK'nın 53.maddesinin uygulandığı bentlerin, “Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1.fıkra-sının a,b,c,d,e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu saliverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” olarak değiştirilmesine,

Karar verilmek suretiyle sanık S. hakkında 6136 Sayılı Kanun'a aykırılık ve mağdure S.'yi silahla yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar N., A. ve S. hakkında kurulan beraat hükümlerinin (ONANMASINA)

2) Sanık Sami hakkında mağdurlar B. ve M. Z. yönelik eylemleri yönünden;

a) Sanık S. ile mağdurlar M. Z. ve B.'nin aileleri arasında önceye dayalı, arazi ihtilafından kaynaklanan anlaşmazlık bulunduğu, olay günü sanığın, mağdurların birlikte kaldıkları eve gittiği, mağdurları dışarı çağırdığı, apartman boşluğunda iken yanında bulunan tabancasını çekerek yakın mesafeden mağdurlar M.Z. ve B.'nin hayati bölgelerini hedef alarak ateş etmeye başladığı, mağdur B. nin hayati bölgelerini hedef alarak ateş etmeye başladığı, mağdur B.'yi sağ omuz, sol diz ve sağ tibia bölgesinden basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde, mağdur M. Z.'yi sırt, kasık ve sağ ayak bölgesinden isabetle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı olayda; sanığın fiili ile açığa çıkan kastı öldürmeye yönelik olup, bu nedenle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde silahla yaralama suçundan hüküm kurulması,

b) 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında 53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde belirtilen haklardan, 53/3. maddesi gereğince kendi altsoyu yönünden kısıtlılık süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından verilen netice ceza miktarı itibariyle CMUK'nın 326/son maddesinin de göz önünde tutulmasına, 15.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.