AİLE HUKUKU • EVLİ OLAN KİŞİNİN NİŞANLANMASI • GEÇERSİZ AKİT • DAVADA GÖREV

Evli olan bir kişi başkasıyla nişanlanamaz. Şayet nişanlanma yapılmış ise bu akit geçersiz olup, ortada yasal anlamda geçerli bir nişan akdinin varlığından söz edilemez. Bu durumda hediyelerin iadesi için Aile Mahkemesinde yargılama yapılması mümkün değildir. Davaya genel mahkemelerde bakılmalıdır

AİLE HUKUKU • EVLİ OLAN KİŞİNİN NİŞANLANMASI • GEÇERSİZ AKİT • DAVADA GÖREV
Yargıtay kararı
YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ E: 2009/8106 K: 2009/10088 T: 11/06/09

 

Dava dilekçesinde, nişan hediyelerinin aynen veya bedeli 16.960.-TL’nin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü.

Davada, nişan hediyelerinin aynen veya bedeli 16.960.-TL’nin iadesi istenilmiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun İkinci Kitabı ile 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki aile hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür.

Somut olayda, her ne kadar davanın niteliği “nişan bozulması nedeniyle eşyaların iadesi” davası olarak adlandırılmış ve bu nedenle de Aile Mahkemesi tarafından yargılama yapılarak sonucuna uygun karar verilmiş ise de; davacının 09.02.2004 tarihinden beri Fas uyruklu bir bayanla evli olduğu ve bu evliliği Modena Mahkemesi’nde 18.12.2008 tarihinde açtıkları dava sonucu boşanma kararı verilerek sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Davalının ise 21.09.2006 tarihinde nişanlandığı ve davalıdan ayrılma sebebinin de bu olaya dayandığı anlaşılmaktadır.

Yine TMK’nın 118. maddesi hükmüne göre; “nişanlanma, evlenme vaadiyle olur. ” Gerçekte evli olan birisi bir başkası ile yeniden nişanlanma akdi yapamaz. Şayet yapılmış ise, yapılan bu akit geçersiz olup, yasal anlamda nişan akdi olarak kabulü olanaksızdır.

Bu durumda Aile Mahkemesi tarafından yargılama yapılması mümkün değildir.

Görev, kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese bile, mahkemece re’sen nazara alınması gerekmektedir.

O halde, dava konusu alacak genel hükümlere tabi alacak davası niteliğinde olup, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 1. maddesi ile 4. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi halinde, bu tür davaların Aile Mahkemelerinin görevi dahilinde olmadığı, bu nedenle mahkemece, miktar itibariyle davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

S ONU Ç :    Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde

tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.