AVUKATLIK HUKUKU • DURUŞMAYA GİRMEYEN VEKİL • AVUKATLIK HİZMETİ • VEKALET ÜCRETİ

Davada haklı çıkan taraf yararına yargılama gideri olarak vekalet ücretine hükmedilebilmesi için vekilin duruşmalara girmiş olması şart değildir. Vekalet ücretinin temelinde, davada haksız çıkan tarafın, diğer tarafı vekil tutmak zorunda bırakmış olması yatar. Bu nedenle duruşmaya girmese de, davaya karşı verdiği dilekçe ile ret kararı çıkmasını sağlayan vekil lehine ücret takdir edilmelidir.

AVUKATLIK HUKUKU • DURUŞMAYA GİRMEYEN VEKİL • AVUKATLIK HİZMETİ • VEKALET ÜCRETİ
YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E: 2009/12099 K: 2010/7801 T: 21/06/10

 

Taraflar arasındaki itirazın iptali davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

 

KARAR

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında C.Bank Bireysel Hesap Açma Fonu ile para çekme-yatırma amaçlı vadesiz döviz hesabı açtırmak amacıyla Genel Cari Hesap ve Banka Hizmetleri Sözleşmesi imzalanarak davalı adına vadesiz USD hesabı açıldığını, 11-12-13 Ekim 2004 tarihinde yurt dışındaki C.Bank ATM’lerinden yapılan para çekme işlemlerinin sistemdeki bir sorun nedeniyle aynı anda hesaba yansımayıp 15.10.2004 tarihinde hesaba yansıdığını, sistem düzelip bu dönemde yapılan para çekme işlemleri hesaba yansıdığında davalı tarafından o tarihteki bakiyesinin üzerinde bir meblağın, takibe konu olan 1.150.37 USD’nin fazladan çekildiğinin anlaşılması üzerine, davalıdan fazladan çekilen bu miktarın iadesi talep edilmesine rağmen iade edilmemesi nedeniyle başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin davacı bankadaki hesabının kredili hesap olmayıp fazladan ve hesapta olmayan bir miktarın çekilmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere para çekme işlemleri hesaba yansımamışsa, çekilmeyen bedellerin daha sonra alındı gibi görünmesinin de sistem anzasından kaynaklanabileceğini, ayrıca para çekme işlemi var ise bunun müvekkilinin iradesi dışında 3. Kişiler tarafından da gerçekleştirilebileceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 37. ve 38. maddesinin 4077 Sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince haksız şart niteliğinde olup müvekkili için bağlayıcı olmadığını, %40 inkar tazminatının yasal şartlarının oluşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece toplanan delillere göre, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile takibin BK’nın 83. maddesi kapsamında 1.822.72 USD üzerinden 1.750.37 USD alacağa takipten itibaren yıllık %6 ve değişen oranda döviz faizi yürütülerek devamına, asıl alacağın %40’ı oranında hesaplanan 896.-TL. inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, davacı lehine 275.-TL. vekalet ücretine hükmedilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-    Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmasına göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-    Davada haklı çıkan taraf yararına yargılama gideri olarak vekalet ücretine hükmedilebilmesi için vekilin duruşmalar girmiş olması şart değildir. Yargılama gideri olarak haklı çıkan taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi, diğer tarafın onu vekil tutmak zorunda bırakmış olması olgusundan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle vekilin yargılama ile ilgili olarak yazılı ya da sözlü (duruşmada) hukuki yardımda bulunduğunun gerçekleşmesi halinde tarifede yazılı vekalet ücretine hükmedilmelidir.

Somut olayda, davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olup, yargılamada cevap dilekçesi davalı vekili tarafından düzenlenmiş mahkemece davanın kısmen reddine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece reddedilen miktar yönünden davalı yararına hüküm tarihindeki AAÜT hükümleri uyarınca vekalet ücreti taktiri gerektiren bu yönün gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.