AVUKATLIK ÜCRETİ * İCRA ÖDEMESİNDE VERGİ KESİNTİSİ

İİK'in 138/3. maddesinde ise vekil vasıtasıyla yapılan takiplerde vekalet ücreti miktarının, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın icra müdürü tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanacağı, bu şekilde tayin olunan vekalet ücretinin de takip masraflarına dahil olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle borçlu Kurumun icra vekalet ücreti borcunu, icra dairesi vasıtasıyla öderken gelir vergisi kesintisi yapması anılan Yasa maddeleri çerçevesinde mümkün değildir.

AVUKATLIK ÜCRETİ * İCRA ÖDEMESİNDE VERGİ KESİNTİSİ

Y.8. HD. E: 2015/1668 K: 2017/1695 T: 13/02/2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R
Borçlu vekili, 9.885,91 TL stopaj kesintisi yapılarak dosya borcunun tamamının ödendiğini, İcra Müdürlüğü'nce 9.885,91 TL stopaj kesintinin dosyaya ödenmesi için muhtıra gönderildiğini, muhtıranın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece 26 Nisan 2014 tarihi Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliği'nin Avukatlık Ücretleri başlıklı 1-B-4 maddesine atıfta bulunularak, somut olayda takibe konu ilamda hükmedilen avukatlık ücretinde KDV hariç şeklinde bir ifade yer almadığından, KDV dahil olarak kabul edildiğinden ve davacı borçlu tarafından dosya borcu hesaplattırılarak ödendiğinden şikayetin kabulüne karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesinde, kazanç ve ücretlerde kesinti halleri belirtilmiş ve 3. fıkrasında ise; “Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısı ile bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (18.inci maddede yazılı olanlarla kazançları götürü olarak tespit edilen serbest meslek erbabına ve noterlere serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç).. istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben (Avans olarak ödenenler dâhil) tevkifat yapmaya mecburdurlar.” düzenlemesi mevcuttur.
İİK'nun 138/3. maddesinde ise vekil vasıtasıyla yapılan takiplerde vekalet ücreti miktarının, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın icra müdürü tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanacağı, bu şekilde tayin olunan vekalet ücretinin de takip masraflarına dahil olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle borçlu Kurumun icra vekalet ücreti borcunu, icra dairesi vasıtasıyla öderken gelir vergisi kesintisi yapması anılan Yasa maddeleri çerçevesinde mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle, Mahkemece, stopaj ile ilgili kesinti yapılamayacağı dikkate alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme hükmünün yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.