AYIPLI MALDAN DOĞAN ZARAR • ÜRETİCİNİN ve DAĞITICININ SORUMLULUĞU • MANEVİ TAZMİNAT

Ayıplı malın meydana getirdiği zarardan, üretici ile birlikte o malın satışını, dağıtımını veya ithalini üstlenen kişiler müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Ayıplı malın oluşturduğu yangın ve maddi zarar sebebiyle manevi tazminat da istenebilecektir.

AYIPLI MALDAN DOĞAN ZARAR • ÜRETİCİNİN ve DAĞITICININ SORUMLULUĞU • MANEVİ TAZMİNAT
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2010/13-41 K: 2010/55 T: 03/02/10

 

Taraflar arasındaki “Tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.06.2008 gün ve 2008/137 E. 180 L. Sayılı kararın incelenmesi davacılar ile davalı N. vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 02.03.2009 gün ve 2008/11919 E. 2009/2639 K. sayılı ilamı ile;

 

(...Davacılar, evlerinde 22.08.1999 tarihinde meydana gelen yangında, tek katlı ev ve içindeki eşyalarla, hayvan ahırı ve samanlığın da yandığını, yangının olaydan bir gün önce davalı A..gaz A.Ş’nin bayii olan diğer davalı K... bayiliği tarafından takılan tüp nedeniyle çıktığını, 10.550,00.-TL. maddi zarar ile manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, 10.550,00.-TL. maddi, 5.000,00.-TL. de manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

Davalılardan A...gaz A.Ş. kendilerine karşı husumet yöneltilemeyeceğini, yangının davacıların kusuru ile meydana geldiğini, diğer davalı ise olayda kusurlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece olayda kusurunun olmadığı gerekçesiyle davalılarda A...gaz A.Ş. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı yönünden ise davanın kısmen kabulüne, 5.275,00.-TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte adı geçen davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalılardan N.B. tarafından temyiz edilmiştir.

1-    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı N.B. ’nin tüm, davacıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-    Dava, satılan mala bağlı olarak verilen hizmetlerin ayıplı olması nedeniyle doğan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin olup, olay ve dava tarihinde yürürlükte olan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 4/2. maddesinde; “Ayıplı maldan ve/veya ayıplı malın neden olduğu her türlü zarardan dolayı tüketiciye karşı satıcı, bayi, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçı, müştereken ve müteselsilen sorumludur.” Denildikten sonra, anılan yasanın 4/5 maddesinde de; “Ayıplı hizmetler hakkında da yukarıdaki hükümler uygulanır.” Hükmü bulunmaktadır. Anılan hükme göre davalı şirketin bayi olan N.B. tarafından davacıya sağlanan ayıplı mal ve hizmet nedeniyle sağlayıcı (imalatçı) durumunda bulunan davalı şirket de diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu olup, bu husus göz ardı edilerek mahkemece kusurlu olmadığından bahisle adı geçen davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirir.

3-    Davacılar, davalı A...gaz A.Ş.’nin bayii olan diğer davalı tarafından verilen ayıplı hizmet nedeniyle çıkan yangın sonucu ev müştemilatının yandığını, olay sebebiyle manevi yıkım ve üzüntü yaşadığını ileri sürerek maddi tazminatın yanında manevi tazminat isteminde de bulunmuşlardır. Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre kişilik hakları haksız saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. Aynı Kanunun 98. maddesi delaletiyle sözleşmeye aykırılık halinde de 49. maddenin uygulanacağı tartışmasızdır. Kişinin onuru, saygınlığı gibi kişilik haklarını oluşturan değerlere ve Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlere saldın halinde manevi bir zarar, başka bir ifade ile kişilik hak ve değerlerinde irade dışında gerçekleşen bir eksilmenin oluştuğunun kabulü gerekir. Dava konusu olayda, davalılar tarafından sunulan ayıplı hizmet nedeniyle evlerinde çıkan yangın sonucunda davacıların evleri, eşyaları, ahır ve samanlıklarının yandığı, bu nedenle moral bozukluğu ve üzüntü yaşadıkları göz önünde tutulduğunda, dava konusu olayda davacıların şahsi menfaatlerinin ihlal edildiği dolayısıyla manevi bir zararın gerçekleştiğinin kabulü gerekir. O halde mahkemece tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılıp takdir edilecek bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, kişilik haklarına saldırının bulunmadığından bahisle yazılı şekilde manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz eden: Davacılar ve davalı A..gaz A.Ş. vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle HUMK. 2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II. fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

1-    Yerel Mahkemece, bozma ilamının (2) numaralı bendine uyulmasına karar verilerek, bozma ilamı uyarınca, davacılara sağlanan ayıplı mal ve hizmet nedeniyle, sağlayıcı (imalatçı) durumunda bulunan davalı şirketin, diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmiştir. Bu durumda bozma çerçevesinde oluşturulan yeni bir hükmün varlığının kabulü gerekir. Bu itibarla dosya, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Dairesine gönderilmelidir.

2-    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, mutfak tüpünün gaz sızdırması nedeniyle çıkan yangında, davacıların oturdukları evin yanmasına ve kızları ile gelinlerine ait yanan çeyiz ve nişan eşyaları arasında davacıların da aynı nitelikte eşyaları bulunduğunun anlaşılmasına göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararının (3) numaralı bendine de uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: 1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 13. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE,

2- Yukarıda (2) numaralı bentte ve Özel Daire bozma kararının (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, direnme kararının HUMK’un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harçlarının geri verilmesine, 03.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.