BÖLÜNMÜŞ PATENT BAŞVURUSU * YASADA ORTAYA ÇIKAN BOŞLUK * HAK KAYBININ ÖNLENMESİ

Bölünmüş patent başvurusunda inceleme raporu talebinin ne zaman yapılacağına dair yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında, burada ortaya çıkan boşluğun yönetmelikle getirilen düzenleme ile hak kaybına yol açacak şekilde çözümlenmesi kabul edilemez.

BÖLÜNMÜŞ PATENT BAŞVURUSU * YASADA ORTAYA ÇIKAN BOŞLUK * HAK KAYBININ ÖNLENMESİ
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E: 2008/12664 K: 2010/4027 T: 12/04/10

 

Davacı vekili, müvekkilinin 04.05.2000 tarihinde “Endoparazit Öldürücü Bileşimler” buluş başlığı altında yaptığı uluslarası patent başvurusunun, 09.11.2001 tarihinde 2001/3240 numara ile ulusal kayda girdiğini, bu başvuruda bütünlüğü olup tüm tarifname ve istemler üzerinde tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma yapılmış olmasına rağmen, davalının isteği üzerine 27.07.2004 tarihinde 2004/1875 numara ile bölünmüş başvuru yapılıp araştırma raporu hazırlık ve düzenleme ücretinin süresinde ödendiğini, buna rağmen davalının 27.07.2004    tarihli başvuru ile birlikte araştırma talebinde bulunulmadığının tespit edildiği gerekçesiyle müvekkilinin bölünmüş başvurusunun geri alınmış sayılmasına karar verildiğini, bu karara itirazlarının da reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPE-YİDK’nın P-17 Sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

 

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının WİPO aracılığıyla yaptığı patent başvurusunun TPE nezdinde 2001/3240 numarayı aldığı, ancak başvurunun 551 Sayılı KHK’nın 45. maddesi uyarınca birden fazla başvuruya ayrıldığı, davacının bölünmüş başvuruyu 27.07.2004 tarihinde gerçekleştirdiği ve başvurunun 2004/1875 numarasını aldığı, 27.07.2004 tarihli bu başvuruda “istemler üzerinde daha önce inceleme yapılmadığı” açıklamasının yer aldığı, davalının 30.09.2004 tarihli yazı ile başvuru sahibi davacıya işlemlere devam edilebilmesi için en kısa sürede araştırma talebinin yapılmasının ve ücretinin yatırılması gerektiğinin bildirildiği, davacının 11.10.2004    tarihinde araştırma talep formunu verip gereken ücreti ödediği, 1. ve 2. inceleme raporlarının alınmasından sonra TPE’ce 551 sayılı KHK’nın Uygulanma Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 16. maddesi uyarınca bölünmüş başvuru istemiyle birlikte araştırma isteminin yapılmadığından ve tüm işlemlerin sehven gerçekleştirildiğinden bahisle başvurunun geri alınmış sayılmasına karar verildiği, bölünmüş patent başvurularında inceleme raporu düzenlenmesi isteminin ne zaman yapılacağı konusunda 551 Sayılı KHK’da bir düzenlemenin olmadığı, bu konuda boşluğun yönetmeliğin 16. maddesi ile doldurulmaya çalışıldığı, ancak anılan yönetmelik hükmünün 551

Sayılı KHK’nın 45, 56 ve 54. maddeleriyle ana başvuru yönünden başvuru sahibine araştırma raporu talebi konusunda daha kısıtlayıcı ve hak kaybına neden olacak bir usule yer verdiği ve dayanak kanun veya KHK’lara aykırı olan yönetmelik hükümlerinin uygulanamayacağı, kaldı ki hem KHK hem de yönetmelik ile getirilen düzenlemede ücretin ödenmesinin, araştırma talebinin geçerli sayılması için zorunlu kabul edildiği, somut uyuşmazlıkta davacının anılan yönetmeliğin 16/2. maddesinde belirtilen 3 aylık süre içinde araştırma ücretini ödediği ve salt bu nedenle dahi davalı TPE’nin uygulanmasının anılan düzenlemeye aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı TPE.YİDK’nın 27.07.2007 gün ve P-17 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar davacı tarafça davalı TPE’ye sunulan 27.07.2004 tarihli başvuru dilekçesinde “istemler üzerinde araştırma ve inceleme yapılmamıştır" ibaresinin değil, “istemler üzerinde inceleme yapılmamıştır" ibaresinin kullanılması karşısında, mahkemece gerekçeli karar yerinde davanın açıklaması yapılırken davacının anılan başvuru dilekçesinde “istemler üzerinde araştırma ve inceleme yapılmamıştır" ifadesini kullandığının belirtilmesi doğru değilse de, yapılan bu yanlışlığın sonuca etkili olmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, 12.04.201,0 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.