CİNSEL SALDIRI * 18 YAŞINDAN BÜYÜK MAĞDUR * BEDEN VE RUH SAĞLIĞININ BOZULDUĞUNA İLİŞKİN RAPORUN NE ZAMAN ALINMASI GEREKTİĞİ

Adli Tıp Kurumu'nun bilinen uygulamalarına göre 18 yaşından büyük mağdurların ruh sağlığındaki bozulmanın tespiti için 1 sene beklenmesi ve her iki sanığın eylemlerinin mağdureye etkisini değerlendirecek şekilde rapor istenmesi gerektiği gözetilmeden verilen hükmün bozulması gerekmiştir.

CİNSEL SALDIRI * 18 YAŞINDAN BÜYÜK MAĞDUR * BEDEN VE RUH SAĞLIĞININ BOZULDUĞUNA İLİŞKİN RAPORUN NE ZAMAN ALINMASI GEREKTİĞİ
YARGITAY 14. CEZA DAİRESİ E: 2013/ 8131 K: 2013/ 11924 T: 21/11/13

 

Nitelikli cinsel saldırı suçundan sanıklar Ş. ve M. yapılan Yargılamaları sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetlerine dair Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 19.04.2013 gün ve 2012 / 74 Esas, 2013 / 36 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

 

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Adli Tıp Kurumu'nun bilinen uygulamalarına göre 18 yaşından mağdurların ruh sağlığındaki bozulmanın tespiti için 1 sene beklenmesi ve her iki sanığın eylemlerinin mağdureye etkisini değerlendirecek şekilde rapor istenmesi gerektiği gözetilmeden nüfus kaydına göre, 23.06.2012 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle 18 yaşından büyük olan mağdu-renin beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığının tespiti bakımından, 23.01.2013 tarihli muayeneye istinaden Fırat Üniversitesi Hastanesi 6. İhtisas Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak sanıklar hakkında TCK'nın 102/5. maddesinin uygulanması, Kanuna aykırı O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gözetilerek CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.11.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.