DAVADA TANIK VE BİLİRKİŞİ SIFATI * HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI

Bir davada tanık olarak dinlenen bir kişinin aynı davada bilirkişi olması mümkün değildir. Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşılan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmez.

DAVADA TANIK VE BİLİRKİŞİ SIFATI * HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI
YARGITAY CEZA GENEL KURULU E: 2009/38439 K: 2010/1152 T: 25/01/10

 

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

 

Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı "kasıtlı bir suçtan mahkum olmama" koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;

Katılan kurumun 17.02.2005 tarihli yazısında kaçak elektrik bedelinin 27.05.2002    tarihinde ödendiğini bildirmesi ve bu ödemenin sanık hakkında 17.04.2002    tarihinde düzenlenen tutanakla ilgili olması karşısında yargılama konusu eylemin suç tarihinin 03.10.2002 olduğu düşünüldüğünde sanık lehine 765 sayılı TCK'nın 523. maddesi ile indirim yapılamayacağının gözetilmemesi karşı temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

5271 sayılı CYY'nin 69/1. maddesi uyarınca hakimin reddini gerektiren nedenler bilirkişiler hakkında da geçerlidir. Aynı Yasa'nın 22. maddesinde ise hakimin davaya bakamayacağı durumlar düzenlenmiştir. CYY'nin 22. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi uyarınca bir davada tanık sıfatıyla dinlenmiş olan hakim, bu davada hakim olarak görev yapamayacağı gibi, bir davada tanık olarak dinlenen kişi de aynı davada bilirkişilik yapamayacaktır. Tüm bu düzenlemeler karşısında, mahkemece 10.02.2004 tarihli duruşmada tanık olarak dinlenen MEnin'in aynı davada bilirkişi sıfatıyla verdiği 20.03.2004 tarihli raporu hükme dayanak yapılarak CYY'nin 69. ve 22. maddelerine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 25.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.