DERE ISLAHINDA EKSİKLİK * İSKİNİN SORUMLULUĞU

Davacı davalının ıslah çalışmalarını üstlendiği derenin taşması sonucu oluşan zararda davalının kusurlu bulunduğunu, alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş olmasına göre söz konusu derenin ıslahı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşmenin getirtilerek sözleşme içeriğinin, davalının olay tarihi itibariyle sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğunun ve olayın oluş biçimine göre davalının meydana gelen zararda bir kusurunun bulunup bulunmadığının, eylemi ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı olup olmadığının tarafların gösterecekleri deliller toplanıp anılan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre somut olaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

DERE ISLAHINDA EKSİKLİK * İSKİNİN SORUMLULUĞU
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E: 2009/260 K: 2010/7353 T: 24/06/10

 

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.09.2008 tarih ve 2008/166-2008/1621 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

 

Davacı vekili, müvekkiline sigortalı konutun 13.10.2007 tarihinde Tavukçu deresinin taşması sonucu hasarlandığını, tespit edilen 3.112,00 YTL hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini, meydana gelen zarardan Tavukçu deresinin ıslah çalışmalarını yürüten davalı şirketin sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından sigortalıya ödenen miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya konu olayda müvekkilinin kusur ve ihmalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin derenin taşmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacıya sigortalı olan konutun sel baskını sonucu hasara uğraması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davacı, yağışlar nedeniyle taşarak zarara yol açan Tavukçu Deresinin ıslah" çalışmalarını yürüten davalının bu zararın oluşumunda kusurlu bulunduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de “mahkemece verilen karar yeterli bir incelemeye dayanmayıp, davaya konu olayla ilgili olmayan 2004 yılında gerçekleşmiş başka bir olay nedeniyle açılan davada verilen red kararı esas alınarak işbu davanın da reddine karar verilmiştir. Davacı davalının ıslah çalışmalarını üstlendiği derenin taşması sonucu oluşan zararda davalının kusurlu bulunduğunu, alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş olmasına göre söz konusu derenin ıslahı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşmenin getirtilerek sözleşme içeriğinin, davalının olay tarihi itibariyle sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirmiş olduğunun ve olayın oluş biçimine göre davalının meydana gelen zararda bir kusurunun bulunup bulunmadığının, eylemi ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı olup olmadığının tarafların gösterecekleri deliller toplanıp anılan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre somut olaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine. 24.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.