ELEKTRİK ÇARPMASI • MADDİ VE MANEVİ ZARAR • KUSURSUZ SORUMLULUK

Tarlada çalışırken otlar arasına düşen teldeki elektrik akımından yaralanan davacının maddi ve manevi zararından elektrik üreten kurum sorumludur. Bu sorumluluk kusursuz sorumluluktur.

ELEKTRİK ÇARPMASI • MADDİ VE MANEVİ ZARAR • KUSURSUZ SORUMLULUK
YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ E: 2012/18834 K: 2012/24880 T: 04/12/12

 

Davacı dilekçesinde; köyde arazi çalışmaları sırasında, araziye düşen ve otlar içinde bulunan elektrik tellerinin çarpması sonucu yaralandığını; bundan dolayı, büyük ölçüde üzüntü ve acı çektiğini ileri sürerek; maddi ve manevi tazminat olarak toplam 15.000 TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

 

Davalı idare, duruşmalara katılmamış, bir cevap da vermemiştir.

Yargılama sırasında vacı vefat ettiğinden, mirasçıları davayı takip etmişlerdir.

Mahkemece; “davacı tarafın kendisine elektrik çarpması neticesinde gözünde görme kaybı oluştuğunu ve yaşamış olduğu bu görme kaybı nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastane-si'nin 20.05.2008 tarihli raporu ile, hastanın yapılan muayene bulguları ile 1999 yılında meydana gelen elektrik çarpması olayı arasında herhangi bir bağlantı olmayacağı kanaatinin bildirildiğini; İstanbul Adli Tıp Kurumu raporunda ise, görme kaybının olay tarihinden 7 yıl sonra ortaya çıktığı ve illiyetinin kurulamadığı bildirildiğini; hukuka aykırı eylem ile davacı tarafın iddia ettiği zarar arasında illiyet bağının kurulamadığı anlaşıldığından; davanın reddine karar verilmiştir. Gerekçesiyle” davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından süresinde temyiz etmiştir.

Gerek ceza dava dosyası, gerekse önceki açılan dava dosyası ve tüm dosya kapsamından; davacının, tarlada çalışırken otlar arasına düşen teldeki elektrik akımının çarpması sonucu yaralandığı anlaşılmaktadır. Bu yaralanması nedeniyle, aldığı Tunceli ve Elazığ Devlet Hastaneleri raporlarında hayati tehlike geçirdiği belirtilmiş, 2.Adli Tıp İhtisas kurulunun 18.08.2004 tarih ve 5498 sayılı mütelaasında ise; elektrik akımının vücutta giriş çıkışına bağlı kafada, uylukta ve ayakta yanıklara neden olan yaralanmasının, kişinin hayatını tehlikeye maruz kıldığı, 25 gün mutad iştigaline engel teşkil edeceği, uzuv zaafı-uzuv tatili niteliğinde anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tarif ve tespit edilmediği kararına varıldığı bildirilmiştir.

Davacı, dilekçesinde, elektrik akımının çarpması sonucu yaralandığı ve maddi ve manevi zararının oluştuğunu ileri sürüp, tazminat istemiştir. Daha sonraki aşamalarda ise, gözünde de görme kaybı oluştuğunu, bunun olaya bağlı olarak geliştiğini iddia etmiştir.

Hükme esas alınan Adli Tıp raporunda; görme kaybının olaydan 7 yıl sonra ortaya çıktığı, olayla görme bozukluğu arasında illiyet kurulamadığı belirtilmiştir. Mahkemece de, iddia ile olay arasında illiyet bağının kurulamadığından bahisle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, yukarıda da belirtildiği gibi, davacının tazminat talebinin dayanağı sadece, görme bozukluğu değildir. Davacının, sözü edilen olay nedeni ile yaralandığı, hayatı tehlike geçirdiği ve geçici olarak iş ve güçten kaldığı sabittir. O halde, mahkemece; davacının zararının (hem maddi, hem manevi olarak) belirlenerek, tazminat olarak hüküm altına alınması gerekmektedir. Zira, davalı kurumun sorumluluğu, kusursuz sorumluluğa dayanmaktadır.

Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,  4.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.