FERİ MÜDAHALE • FERİ MÜDAHİLİN HAKLARI

Fer’i müdahalede, üçüncü kişi hukuki yararı olduğu gerekçesiyle taraflardan birinin yanında onun yardımcısı olarak davaya katılabilir. Feri Müdahilin; temyiz, karar düzeltme yoluna başvurma gibi hakları bulunmamaktadır.

FERİ MÜDAHALE • FERİ MÜDAHİLİN HAKLARI
Yargıtay kararı
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2010/13-114 K: 2010/81 T: 17/02/10

 

Dava, kiralananda yoğun yağış sonrası meydana gelen zararın mülk sahibinden tazmini istemine ilişkindir.

 

Yerel mahkemece; zararın meydana geldiği kısmın site yönetim planına göre bağımsız bölüm malikinin mülkiyetinde olmayıp, kullanımına sunulan alan olduğu ve davacının yapmış olduğu eklentinin etkisiyle yıkımın meydana geldiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Özel Dairece; davalının Borçlar Kanununun 249. maddesinde düzenlen kiralananı sözleşmede amaçlanan şekilde kullanmaya elverişli bulundurma yükümünü ihlal ettiği, davacının ise eklenti yaptırmak suretiyle olayda müterafik kusurunun bulunduğu, tarafların sorumluluk durumu ve tazminat miktarının da buna göre belirlenmesi gerektiği hususu bozma nedeni yapılmıştır.

Yerel mahkemece; malikin sorumluluğu yönünden davacının yaptırdığı eklentinin, zarar ile özen eksikliği arasındaki illiyet bağını kestiği, malikin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçeleriyle verilen direnme kararı Hukuk Genel Kurulu tarafından Özel Daire kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmuştur.

Hukuk Genel Kurulu’nun bozma kararına karşı, davalı yanında fer’i müdahale talebinde bulunan vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. İşin esası incelenmeden evvel, davalı yanında fer’i müdahale talebinde bulunan T. İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ’nin bozma kakarına karşı tek başına karar düzeltme talebinde bulunup bulunamayacağı hususu Hukuk Genel Kurulu’nca ön sorun olarak değerlendirilmiştir.

Bilindiği üzere, hukukumuzda davaya müdahale (katılma) iki türlü olup; bunlar fer’i müdahale ve asli müdahale olarak adlandırılmaktadır. Fer’i müdahale kanun tarafından düzenlendiği halde (HUMK 53-58) asli müdahale doktrin ve Yargıtay tarafından geliştirilmiş ve kabul edilmiştir. Her iki halin de davadaki konumu ve sonuçları farklıdır.

1 Yeni HMK hükümleri yönünden de bu karar güncelliğini korumaktadır.

Fer’i müdahalede; üçüncü kişi hukuki yararı olduğu gerekçesiyle görülmekte olan davaya ancak, taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Bu nedenle, fer’i müdahale, bir davanın davalılar aleyhine sonuçlanması halinde, kendi hukuksal durumu dolaylı şekilde etkilenecek olan üçüncü kişinin başvuracağı bir yoldur ve genellikle amaç, açılmış davanın davalı yararına sonuçlanmasını (reddedilmesini) sağlamaktır.

Mahkeme, fer’i müdahale dilekçesi üzerine müdahale talebinin kabulüne veya reddine karar verir. Fer’i müdahil, müdahale talebinin reddine ilişkin kararı, asıl hüküm verildikten sonra lehine müdahale etmek istediği taraf aleyhine verilmiş olan hükme karşı temyiz yoluna başvurarak, temyiz edebilir ve hükmün, müdahale talebinin haksız olarak reddedilmiş olması nedeniyle bozulmasını isteyebilir. Müdahale talebinin kabulü halinde ise fer’i müdahil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket ederek davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip eder. Hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilir. Müdahil hakkında karar verilemez. Müdahil hükmü ancak, lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edilebilir.

Karar düzeltme yolunda da, tıpkı temyiz yoluna başvurmada olduğu gibi, lehine müdahale edilen taraf karar düzeltme yoluna başvurmazsa, HUMK’un 57. maddesi uyarınca, iltihak etti tarafla birlikte hareket etmek zorunda olan fer’i müdahil, yalnız başına karar düzeltme isteyemez. Müdahile husumet tevcih edilmediği gibi müdahil aleyhine bir karar da verilmemiş bulunan hallerde müdahilin tek başına karar düzeltme isteğinde bulunmaya hakkı yoktur.

Yapılan açıklamaların ışığında; HUMK’un 57. maddesinde yer alan müdahilin katıldığı tarafla birlikte hareket edeceği düzenlemesi karşısında; somut uyuşmazlıkta, davalı yanında yer alan fer’i müdahilin katıldığı taraf olan davalı tarafın karar düzeltme isteminde bulunmaması nedeniyle tek başına karar düzeltme talebine hakkı bulunmamaktadır.

Bu durumda fer’i müdahilin karar düzeltme istemli dilekçesinin reddine karar verilmelidir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle fer’i müdahil vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, kararın niteliğine göre para cezası alınmasına yer olmadığına, 17.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.