GEMİ ADAMI ALACAĞI • KANUNİ REHİN HAKKI • BİLİRKİŞİ KURULU

Davacı kaptan olarak görev yapmasından dolayı hak kazandığı ücret sebebiyle görev yaptığı geminin üzerine kanuni rehin hakkı tesisini talep etmiştir. Uyuşmazlığın, gemi kaptanı ve deniz iş hukuku alanında uzman kişilerden oluşan bir bilirkişi heyetiyle çözümlenmesi gerekir.

GEMİ ADAMI ALACAĞI • KANUNİ REHİN HAKKI • BİLİRKİŞİ KURULU
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E: 2011/3613 K: 2012/11918 T: 04/07/12

 

Davacı vekili, müvekkilinin davalı A. M. Service ile yaptığı iş sözleşmesi uyarınca m/v Egehan isimli gemide kaptan olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 30.07.2009 tarihinde sona erdiğini ancak bakiye 16.000 USD ücret ve prim alacağının ödenmediğini, davalılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi suretiyle başlatılan takibin davalıların haksız itirazı ile durduğunu zira, alacağın ödenmediğini, davacının rehin hakkının yasadan kaynaklandığını, sözleşmedeki Türk Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkisini tamamen kaldıran hükmün geçersiz olduğunu, (2) nolu davalının sözleşmenin tarafı, (3) nolu davalının gemini sahibi, (1) nolu davalının ise hem gemi sahibinin acentesi, hem de geminin işleteni olarak davacıya karşı borçtan sorumlu olduklarını ileri sürerek, davacının kanuni rehin hakkının tespitini, davalıların itirazının iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

 

Davalı A. Gemi Acenteliği Deniz Nakliyat Gözetim Turizm Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. vekili iş sözleşmesinde geminin bayrak ülkesi mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olacağının kabul edildiğini, geminin bayrak ülkesi mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olacağının kabul edildiğini, geminin bayrak ülkesi Panama olduğundan Bandırma mahkemeleri ve icra dairesinin yetkisiz olduğunu, aynı alacak nedeniyle aynı yolla daha önce başlatılan takip derdestken mükerrer takip yapıldığını, müvekkilinin geminin sahibi yada işleteni olmadığını, diğer davalılarla aralarında acentelik ilişkisi bulunmadığı gibi, gemi sahibi olarak gösterilen (3) nolu davalının kendilerince tanınıp bilinmediğini, takipten önce temerrüt gerçekleşmediğini, ticari faiz istenemeyeceğini, alacağın neye göre belirlendiğinin belli olmadığını, likit olmayan alacak için inkar tazminatı istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı A. M. Service davaya cevap vermemiş, davalı A. S. Corperati-ons'a tebligat yapılmamıştır.

Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 6 ay 15 gün süren çalışması karşılığı 16.501 USD ücret alacağın bulunduğu, ücretin ödendiğinin davalılarca kanıtlanamadığı, alacağın likit olup, gemi adamı alacağı niteliğinde olan alacağın davacıya kanuni rehin hakkı tanıdığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı A. Gemi Acenteliği Deniz Nakliyat Gözetim Turizm Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin rakibe yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 23.745 TL.asıl alacak ve 1.273.15 TL.işlemiş faiz alacağı üzerinden devamına, asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline, m/v Egeban gemisi üzerinde davacı yararına kanuni rehin hakkı tespit ve tanınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, A. Gemi Acenteliği Deniz Nakliyat Gözetim Turizm Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.

1-    Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, temyiz eden davalının iş sözleşmesinin tarafı olmaması nedeniyle sözleşmedeki yetki şartının davalı açısından geçerli bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-    Ancak, dava iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret ve prim alacağına ilişkin olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, raporu düzenleyen bilirkişinin uzmanlık alanı itibariyla hüküm vermeye elverişli bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının talepleri yönünden aralarında gemi kaptanının da bulunacağı deniz iş hukuku alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.