GİZLİ BAĞIŞ • MURİS MUVAZAASI • TENKİS HÜKÜMLERİ

Gizli bağış niteliğindeki olaya muris muvazaası hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Bu olayda koşulların varlığı halinde tenkis hükümleri uygulanacaktır.

GİZLİ BAĞIŞ • MURİS MUVAZAASI • TENKİS HÜKÜMLERİ
YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ E: 2011/3353 K: 2011/8055 T: 08/07/11

 

Davacı, miras bırakanın annesi S. adına kayıtlı (..) ada (..) parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu bağımsız bölümün davalının annesi olan vekil ve aynı zamanda murisin kızı B. tarafından 3. kişiye satılarak, aynı gün (..) ada (..) parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümün davalı adına satın alındığını, davalının işlem tarihinde 18 yaşında olup taşınmazın murise ait olan 7 nolu bağımsız bölümün satışından elde edilen para ile alındığını, yapılan işlemlerle miras hakkından mahrum edildiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescil, olmazsa tazminat ve ecrimisil isteminde bulunmuş, yargılama sırasında davasına tazminat ve ecrimisil istemleriyle devam etmiştir.

 

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, murisin mal kaçırmak için taşınmazını sattığını ve mirasta iade hükümlerine göre davalının bedeli terekeye iade mecburiyeti olduğu ve davacının kira paralarını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, tapu iptal, tescil, tazminat, ecrimisil isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, tapu iptal ve tescil isteminin reddine, mirasta iade hükümlerine göre tazminat ve ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; (..) ada (..) parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu bağımsız bölümün miras bırakan S.B. adına kayıtlı iken vekili olan B.Z. tarafından dava dışı 3. Kişiye 16.05.2003 tarihinde satış suretiyle devredildiği, (..) ada (..) parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümün ise dava dışı 3. kişiler adına kayıtlı iken 16.05.2003 tarihinde davalı N.Z. tarafından satın alındığı anlaşılmaktadır.

Davacı, (..) parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümün miras bırakana ait olan (..) nolu parseldeki 7 nolu bağımsız bölümün satışından elde edilen para ile davalı adına alındığını ve yapılan işlemler ile miras hakkından mahrum edildiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmış, yargılama sırasında da davadaki isteğini tazminat ve 2 nolu bağımsız bölüm ile ilgili olarak kira paralarının tespit edilerek kira bedelinin tazminine hasretmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, somut olay yukarıda değinilen işleyiş tarzı itibarıyla gizli bağış niteliğinde olup, muris muvazaasına ilişkin 01.04.1974 tarih ve V2 sayılı İ.B.K'nın olayda uygulama yeri yoktur.

Diğer taraftan davalının annesi Bilge temlik ve temellük tarihinde sağ olduğuna göre davalı N'nin miras bırakan S'nin mirasçısı olamadığı da kuşkusuzdur. Böylesi bir olayda davalı mirasçı olmadığına göre TMK'nın 669 ila 675 maddeleri arasında düzenlenen (mirasta iade) mirasta denkleştirme hükümlerinin de uygulanamayacağı açıktır.

Bu türlü bir kazandırmanın elden bağış (gizli bağış) niteliğinde bulunduğu ve koşullarının varlığı halinde TMK'nın 560 ile 571 maddeleri arasında öngörülen tenkis davasına konu edilebileceği tartışmasızdır. Oysa davada tenkis isteği de yoktur.

Bu izahlar neticesinde davalı N'nin taşınmazı kullanmasında, fuzuli şa-gil olarak nitelendirilemeyeceğine göre; taşınmazı haksız olarak elinde tutan kişinin taşınmaz malikine ödemekle yükümlü olduğu haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisilden de sorumlu olamayacağı açıktır.

Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.

Davalının temyiz itirazları yerindedir.

SONUÇ

Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 08.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.