İFLAS EDEN ŞİRKET ALEYHİNDE SÜRDÜRÜLEN İŞÇİLİK ALACAĞI DAVASI

İş mahkemesinde görülmekte olan, işçi alacaklarına yönelik dava sırasında, işverenin iflası halinde, İİK’in 194. maddesi uyarınca, davaya iş mahkemesinde devam edilir. İşverenin işci alacaklarına ilişkin dava açılmadan önce İflası halinde ise, alacağın iflas masasına kaydedilmemesi halinde, Asliye Ticaret mahkemesinde kayıt kabul davası olarak açılması gerekir.

İFLAS EDEN ŞİRKET ALEYHİNDE SÜRDÜRÜLEN İŞÇİLİK ALACAĞI DAVASI
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E: 2009/44751 K: 2010/26566 T: 30/09/10

 

Davacı, davalı işyerinde 10.10.1989-02.01.2005 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını ileri sürerek işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasının istemiştir.

 

Davalı, davanın reddine istemiştir.

Mahkemece, toplana kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar veriliği, davacının temyizi üzerine ilk kararın bozulduğu, bu ilk karardan sonra Yargıtay bozma kararından önce davalı şirketin iflasına karar verildiği, bozma kararına uyan mahkemece davalını alacağının masaya kaydedildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verdiği, bu kararın davacı tarafından temyiz edildiği dosya kapsamı ile anlaşılmıştır.

İflasın açılması, maddi hukuka ilişkin ilişkileri ve hükümleri cebri şekilde etkilediği gibi Medeni usul ve İcra hukuku kuralları üzerinde de dekti yaratır. Bu etkilerden biri de görev kurallarında meydana gelen değişikliktir. Görev kurallarındaki değişikliği dava açıldıktan sonra işverenin iflas etmesi hali ve iflas kararı verdikten sonra işçinin işveren dava açması hali bakımından ayrı ayrı incelemek gerekir.

İflasın açılması ile müflisin taraf olduğu hukuk davalarının ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar duracağı genel kural ise de (iik.m.194), yine bu hükmün mestacel haller, tazminatsız ceza davaları, şeref ve haysiyete tecavüzden ve cimmani zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvalı şahsiye veya nafaka davalarının uygulanamayacağı kabul edilmiştir. İcra ve iflas kanununun 194. maddesinde ayrık tutulan “Müstacel haller”den maksat, acele görülmesi gereken ve durduğu takdirde verilecek hükmün faydasız kalacağı gerçeğidir. Bu davalardan hakim takdir hakkını kullanarak müstaceliyet kararı vermek suretiyle yargılamaya devam eder. İşçinin alacaklı olduğu iş hukukuna ilişkin bir dava, işçinin sosyal durumu itibariyle İİK. 194. maddenin gayesine uygun görülerek acele işlerden sayılmalı ve ikinci alacaklılar toplantısı beklenmeksizin yargılamaya devam edilmelidir. Bunun yanında kanunun lafzına göre davacıların müflise karşı davaya devam edeceği izlenimi hasıl olmakta ise de, masaya dahil mal ve haklar bakımından muflisin yetkisiz kalması keyfiyeti, kendisinin, müstacel olsa bu davalara taraf olmaya devam etmesine manidir. Bu durum karşısında birinci alacaklılar toplantısı yapılmış ve iflas dairesi teşekkül etmişse, müstacel davalar ikinci alacaklılar toplantısı yapılmış ve iflas dairesi teşekkül etmişse, müstacel davalar ikinci alacaklılar toplantısı beklenmeden iflas idaresine karşı; birinci alacaklılar toplantısı henüz yapılmamış ve işin müstaceliyeti icabı İflas İdaresinin seçimini dahi beklemeye durum müsait değilse, bu takdirde iflas dairesi muflisin yerini alarak davaya iflasın açılmasından önce davanın görüldüğü iş mahkemesinde devam olunur. Böylece işçinin alacağın tahsili amacıyla iş mahkemesinde açılan davadan sonra işverinin firmasına kara verilmesi mahkemenin görevini etkilemez isede, işveren muflisin yerine geçecek olanı etkiler.

İflas kararı verildikten sonra işçi işçilik haklarından doğan alacağının dayanağını ve miktarını iflas idaresine bildirir. Alacaklıların alacaklarını kaydettirmeleri için İİK’in 219/2 maddesinde öngörülen 1 aylık süreni bitiminden sonra, iflas idaresi alacakların doğru olup olmadığını incelemeye başlar. Maddi yönden inceleme sonucu kabul edilen her alacak tespit edilen sıraya göre sıra cetveline kaydedilir. Kabul edilmeyen alacaklar da red sebepleri ile birlikte sıra cetvelinde gösterilir. İflas idarei İİK’in 232. maddesinde öngörülen sürede düzenlediği sıra cetvelini iflas idaresine verir ve alacakları aynı Kanun’un 166/2 maddesindeki usule göre ilan yoluyla haberdar eder. Ayrıca iflas masasına müracaat sırasında tebliğatı gösterir adres ve tebligat masrafları için avans yatıranlara sıra cetveli tebliğ edilir. Sıra cetveline itiraz davalarında dava açma süresi, görev ve yetti İİK’in 235. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre dava açma süresinin ilandan itibaren başlayacağı belirtildikten sonra, ayrıca İİK’in 223/3. maddesi hükmümün saklı olduğu belirtilmiştir. Saklı tutulan hükme göre, iflas masasına müracaat eden alacaklılar tebliğatı kabule elverişli adres gösterir, yazı ve tebliğat masrafları için avans yatırmışlarsa sıra cetveline itiraz davası açma süresi bu alacaklılar hakkında sıra cetvelinin kendilerine tebliğinden itibaren başlar. Davanın 15 gün içinde açılması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. İcra ve İflas Kanunu’nun 235/1. maddesine göre sıra cetveline itiraz davası iflas kararı veren Ticeret mahkemesinin bulunduğu yerdeki her hangi bir Ticaret Mahkemesinde alabilir. Görevin belirlenmesinde dava değerinin önemi olmadığı gibi, buradaki mahkemenin yetkisi de kamu düzenine ilişkindir.

Bu durum karşısında iş mahkemesinde görülmekte olan, işçi alacaklarına yönelik dava sırasında, işverenin iflası halinde dahi, İİK’in 194. maddesi uyarınca, davaya iş mahkemesinde deval edileceği, işverenin işci alacaklarına ilişkin dava açılmadan önce İflası halinde ise, yukarıda belirtilen şekilde hareket ile, alacağın iflas masasına kaydedilmemesi halinde, Asliye Ticaret mahkemesinde kayıt kabul davası olarak açılması gerekir.

Bu açıklamadan sonra somut olaya geldiğimizde, ikinci alacaklılar, toplantısı yapılmış olmakla, iflas idare memurlarına duruşma günü bildirerek davaya devam ile, davalının iflas tarihi itibarı ile oluşan ana para ve faiz borcu ve masraflar toplamı, bilirkişiden alınacak rapor ile belirlenip, sıra cetveline kaydedilen miktar kadar; bu miktardan az ise, önceki kara gibi, sıra cetveline kaydedilen miktardan çok ise, üzerindeki bakiye kısmın Müflis Şirketten tahsilini sağlanması konusunda karar verilmesi gerekir iken eksik inceleme ile karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA<karar>, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.