İhalenin Feshi - Usulsüz tebligatın, ihalenin feshine karar verilmesi için yeterli olmadığı

Kıymet takdirine ilişkin itirazı konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu marifeti ile keşif yapılarak taşınmazın tespit edilecek değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise zarar unsuru oluşmayacağından ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekir.

İhalenin Feshi - Usulsüz tebligatın, ihalenin feshine karar verilmesi için yeterli olmadığı
YARGITAY KARARI

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

Esas    : 2019/13483 Karar  : 2019/18419 Tarih  : 24.12.2019

Özeti:

*Kıymet takdirine ilişkin itirazı konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu marifeti ile keşif yapılarak taşınmazın tespit edilecek değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise zarar unsuru oluşmayacağından ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekir.

*Satış ilanı tebliği usulsüz olduğu gerekçesi ile borçlu ... yönünden ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir

 

KARAR:

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

 

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

 

Borçlular vekilinin, sair sebepler yanında müvekkili ...’in oturmadığı ve ikamet etmediği adresine icra emri, kıymet takdiri ve satış ilanının gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tebligatların takip borçlularına yapılmadığını yapılan tebligatların usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince her iki davacının şikayetinin reddine ve davacılar aleyhine para cezasına hükmedildiği, borçlu ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Davacı borçlu ...'in ihalenin feshi isteminin reddine, İİK.nın 134/2.maddesi gereğince ihale bedeli olan 147.000,00 TL'nin %10'u oranında hesaplanan 14.700,00 TL para cezasının (davacı) borçlu ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, davacı borçlu ...'in ihalenin feshi isteminin kabulü ile ... 32.İcra Müdürlüğünün 2016/24135 Esas sayılı takip dosyasında 05/04/2017 tarihli ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.

 

İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya, varsa vekiline tebliğ edilmelidir. Şikayet eden borçluya, varsa vekiline satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.

 

Satış ilanı tebliği ile ilgili olarak; 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 21/2.maddesi gereğince; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.'' Yine aynı kanunun 23. maddesinin 1. fıkrasının 8. bendi uyarınca ise; ''Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı...ihtiva etmesi lazımdır.''

 

Tebligat Kanunu'nun Uygulanması'na Dair Yönetmelik'in 16/2. maddesine göre de; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın ESA adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.''

 

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 2l/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğu belirtilerek, bu adrese T.K.'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup, tebligatı çıkaran mercii tarafından söz konusu şerh verilmeden tebliğ memuru tarafından T.K.'nun 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamayacağı açıktır.

 

Somut olayda, borçlu ...'e satış ilanı tebliğinin 20/02/2017 tarihinde adresin kapalı olduğu ve adresin muhatabın MERNİS adresi olduğu şerhi ile Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesi gereğince muhtara yapıldığı görülmüş, satış ilanı tebliği zarfının üzerinde muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğu belirtilerek, bu adrese T.K.'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair kayıt bulunmadığından, tebliğ işlemi yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırıdır.

 

Kıymet takdiri tebliği ile ilgili olarak Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30/1. maddeleri değerlendirilerek; Muhatabın, tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak, maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir. Tahkikatta muhatabın adresten kesin olarak ayrıldığının ya da öldüğünün veya tebligatın, tebliğ evrakında belirtilen tarihten önce yapılamayacağının anlaşılması halinde Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkraları gereğince işlem yapılacaktır. Bu itibarla; Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesinde öngörülen şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle, imzadan çekinmeleri halinde, bu husus da belirtilerek, Tebligat Yönetmeliğinin 35.maddesi gereğince muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra geleceği “tevsik edilmeden”, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılan tebligat işlemi geçersizdir. Zira bu belgeleme işlemi, devamı işlemleri belirlemesi yanında muamelenin doğru olup olmadığına karar verilmesi yönünden yardımcı olacak ve tebliği isteyen makam ve hakimin denetimini sağlayacaktır. Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatlarda tebliğ tarihi, maddenin son cümlesinde açıkça belirtildiği üzere, iki numaralı fişin, yani ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir. Tebliğ tarihinin bu şekilde belirlenmesi ve geçerli sayılabilmesi, tebliğ memurunun yukarıda açıklanan araştırmayı mutlaka yapmasına ve belgelemesine bağlıdır.

 

Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30/1. maddeleri uyarınca; yapılacak tebliğ işleminde muhatap adreste bulunmaz ise, adreste bulunmama nedeninin yönetmelikte belirtilen kişilerden beyanının alınması, beyanda bulunan kişinin mutlaka adı ve soyadının ve sıfatının tebligat parçasına yazılması, beyanda bulunanın imzasının alınması gerekir. Aksi halde yapılan tebliğ işlemi geçersiz olur.

 

Somut olayda, kıymet takdiri tebligatının borçlunun takip talebinde belirtilen adresine çıkartıldığı, anılan tebliğ mazbatası üzerine; "gösterilen adrese gidildi, adresin kapalı olması sebebiyle 3 nolu komşusu ...’a soruldu, muhatabın işte olduğunu sözlü beyan ettiği TK’nun21/1 mad.gereği Uyanış Mah. Muhtarı ... Yağlı’ya teslim edilerek 2 nolu haber kağıdı adresin kapısına yapıştırılıp ...’a haber verilmiştir”" şerhi düşülmek suretiyle, 23.01.2017 tarihinde tebliğ işleminin yapıldığı anlaşılmaktadır. İhtarname tebliğ şerhinde, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi ile Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 30. - 31. maddeleri uyarınca; tebligatta, muhatabın işte olduğuna yönelik bilgiyi veren ve haber kağıdı yapıştırıldığı bilgisi verilen komşusunun imzasının olmadığı gibi imzadan imtina ettiğine dair bir ibarenin de bulunmadığı bu haliyle tebligatların TK'nun 21/1. maddesine aykırı ve dolayısıyla usulsüz olup, bir hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşılmıştır.

 

Öte yandan, İİK'nun 128/a madddesi uyarınca; kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren 7 gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler. Kıymet takdir raporunun, borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve takip dosyasında da borçlunun kıymet takdirine muttali olduğuna dair herhangi bir işlem bulunmadığı için, kıymet takdirine ilişkin hususların ihalenin feshi davası sırasında mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.

 

Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre; satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Her ne kadar somut olayda, feshi istenilen ihaleye konu olan taşınmazın, muhammen bedelinin üzerinde satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmış olsa da, satış ilanı ve kıymet takdiri tebliğlerinin usulsüz olduğu görülmüş. Borçlunun kıymet takdiri tebliğinin usulsüz olduğu iddiası kıymet takdirine itiraz olarak kabul edilmiştir.

 

O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu-ipotek veren ... Değdeviren yönünden, fesih nedeni olarak ileri sürdüğü kıymet takdiri tebliğinin usulsüz olduğu iddiası kıymet takdirinde belirlenen değere itiraz olarak kabul edilmesi gerektiğinden, kıymet takdirine ilişkin itirazı konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu marifeti ile keşif yapılarak taşınmazın tespit edilecek değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise zarar unsuru oluşmayacağından ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince ihalesi yapılan taşınmazın satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olduğu gözardı edilerek satış ilanı tebliği usulsüz olduğu gerekçesi ile borçlu ... yönünden ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir.

 

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2019 tarih ve 2018/3605 E. - 2019/1453 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.