İLK PEŞİN SERMAYE DEĞERİNİN SAPTANMASINDA UYGULANACAK ULUSAL MORTALİTE TABLOSU İSKONTOLAMA ORANININ YÜZDE 10 DEĞİL YÜZDE 5 İSKONTO ARTIRIM ORANI ÜZERİNDEN YAPILMASI GEREKTİĞİ

Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olduğundan, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda, ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 tablosu tazminat hesabına esas bakiye ömrün belirlenmesinde nazara alınmalıdır.

İLK PEŞİN SERMAYE DEĞERİNİN SAPTANMASINDA UYGULANACAK ULUSAL MORTALİTE TABLOSU İSKONTOLAMA ORANININ YÜZDE 10 DEĞİL YÜZDE 5 İSKONTO ARTIRIM ORANI ÜZERİNDEN YAPILMASI GEREKTİĞİ
YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ E: 2012/10570 K: 2013/17631 T: 27/09/13

 

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

 

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davacı kurum, 06.10.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalı işçi U.D.'ye bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının, davalı işverenden 5510 Sayılı Kanun'un 21/1.maddesi uyarınca rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi hesap raporuyla tespit edilen gerçek zararın davalı Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinden az olması nedeniyle anılan gerçek zararın kusur karşılığı ile yapılan harcama ve ödemelerin kusur karşılığı hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan ve işverenin iş kazası veya meslek hastalığından sorumluluğunu düzenleyen 5510 Sayılı Kanun'un 21/1. maddesinde sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan ya da ileride yapılması gereken harcama ve ödemeler yönünden herhangi bir sınır öngörülmemişken; bağlanan gelirler yönünden, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamına, sigortalı veya hak sahibinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere hükmedilebileceği öngörülmüştür. Bunun bir gerçek zarar hesabını gerektireceği açıktır. Gerçek zarar hesabı ise tazminat hukukuna ilişkin genel ilkeler doğrultusunda yapılmalıdır.

1-    Sigortalının veya hak sahibinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başkanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır.

Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olduğundan, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda, ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 tablosu tazminat hesabına esas bakiye ömrün belirlenmesinde nazara alınmalıdır.

2-    Tazminatların peşin olarak hesaplanması, oysa gelirlerin taksit taksit elde edilmesi, bu nedenle peşin belirlenen tazminattan her taksitte ödenen kısmın bakiyesinden faiz geliri elde edileceğinden sermayeye ekleneceği nazara alınarak, tazminata esas gelire iskonto uygulanmaktadır. Peşin sermayeden elde edilecek yarar reel faiz kadardır. Buna göre; önceki uygulamalardaki gibi %10 iskonto/artırım oranı yerine, enflasyon dışlanarak, değişen ekonomik koşullar ve reel faiz oranları da nazara alınıp, Sosyal Güvenlik Kurumu ilk peşin sermaye değeri hesaplamalarına paralel olarak iskonto/artırım %5 oranı üzerinden yapılmalıdır.

3- Meslekte kazanma güç kaybı oranının %60’ın altında kaldığı durumlarda, sigortalının işgöremezlik oranına bağlı olarak emsallerine göre daha fazla efor harcamak suretiyle de olsa, çalışmasını sürdürüp yaşlılık aylığına hak kazanması mümkün bulunduğundan, 60 yaş sonrası pasif dönem için zarar hesabı yapılmasına olanak bulunmamaktadır.

Somut olayda; %28.2 oranında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalının gerçek zararının yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yetersiz hesap raporunda belirlenen gerçek zarar esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma gerekir.

O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.