İŞÇİNİN EŞİNİN HASTALANMASI • İŞYERİNE DEVAMSIZLIK • RESMİ NİKAH

Resmi nikah olmasa da, işçinin 5-6 yıldır aynı çatı altında yaşadığı arkadaşının hastalanmasından dolayı işyerine gelmemesi, işveren yönünden devamsızlığa dayanan haklı fesih sebebi olarak kabul edilemez.

İŞÇİNİN EŞİNİN HASTALANMASI • İŞYERİNE DEVAMSIZLIK • RESMİ NİKAH
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E: 2013/7418 K: 2013/26052 T: 21/10/13

 

Davacı vekili, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.12.2011 gün ve 2010/34174 Esas, 2013/42004 Karar sayılı kararı ile “davacının devamsızlığı ile ilgili Bulgaristan'da yaşayan gayriresmi eşine ait raporu ibraz ettiği, Türkiye Cumhuriyeti Devletinde gayriresmi eş diye bir hukuki tanımlamanın olmadığı, evlililk belli resmi şekle bağlı bir hukuki kurum olup gayriresmi eş diye tanımlanan birlikte yaşanan kişinin rahatsızlanması ve onun başında bulunmanın hukuken meşru bir mazeret olmayacağı, bu nedenle birlikte yaşandığı iddia edilen kişinin raporunun davacının devamsızlığını hukuken ortadan kaldıramayacağı, davacının 30.10.2008 ve 31.10.2008 tarihlerinde ardı ardına iki gün devamsızlık yaptığı, davalı işverenin feshi haklı nedene dayanmakta olup, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu” gerekçesi ile BOZULMASINA karar verilmiştir.

Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “davacının 5-6 yıldır aynı çatı altında birlikte yaşadığı arkadaşının Bulgaristan'da hastalanması nedeniyle işverenlik tarafından devamsızlık tutanaklarının tutulduğu günlerde işe gelemediği, işverenliğin ve işyerinde çalışan yönetici ve mesai arkadaşlarının davacının medeni halini ve yaşantısını bildikleri, işyerinde çalışan tanık tarafından devamsızlık tutanaklarının düzenlenmiş olması, keza davacının savunmasında belirttiği gibi senelik izin hakkı olduğu halde gelmediği günlerin izin hakkından düşülmeye-rek, işverenlik tarafından işçi gözetilmeden tazminatsız olarak davacının iş akdine son verilmesi hukuka uygun görülmediği” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.

Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 Sayılı Kanun'un 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya Tetkik Hakim tarafından incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Dairemizin “davacının devamsızlığı ile ilgili Bulgaristan'da yaşayan gayriresmi eşine ait raporu ibraz ettiği, Türkiye Cumhuriyeti Devletinde gayriresmi eş diye bir hukuki tanımlamanın olmadığı, evlilik belli resmi şekle bağlı bir hukuki kurum olup gayriresmi eş diye tanımlanan birlikte yaşanan kişinin rahatsızlanması ve onun başında bulunmanın hukuken meşru bir mazeret olmayacağı, bu nedenle birlikte yaşandığı iddia edilen kişinin raporunun davacının devamsızlığını hukuken ortadan kaldıramayacağı, davacının 30.10.2008 ve 31.10.2008 tarihlerinde ardı ardına iki gün devamsızlık yaptığı, davalı işverenin feshi haklı nedene dayanmakta olup, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “davacının 5-6 yıldır aynı çatı altında birlikte yaşadığı arkadaşının Bulgaristan'da hastalanması nedeniyle işverenlik tarafından devamsızlık tutanaklarının tutulduğu günlerde işe gelemediği, işverenliğin ve işyerinde çalışan yönetici ve mesai arkadaşlarının davacının medeni halini ve yaşantısını bildikleri, işyerinde çalışan yönetici ve mesai arkadaşlarının davacının medeni halini ve yaşantısını bildikleri, işyerinde çalışan tanık tarafından şirket ortağı ve müdürüne davacının gelemeyeceğinin bildirildiği halde devamsızlık tutanaklarının düzenlenmiş olması, keza davacının savunmasında belirttiği gibi senelik izin hakkı olduğu halde gelmediği günlerin izin hakkından düşülmeyerek, işverenlik tarafından işçi gözetilmeden tazminatsız olarak davacının iş akdine son verilmesi hukuka uygun görülmediği” gerekçesi ile direnilmiş olup, davacının aile yaşantısından ve resmi olmasa da eski eşinin rahatsızlığından işverenin haberdar edildiği, davacının devamsızlığının mazerete dayandığı, bu nedenle direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.