İşsizlik maaşı - Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017 / 20916 E, 2019 / 5154 K.

İşverenin SGK'ya verdiği beyanlar kendisini bağlar. İşsizlik ödeneği muhatabı işveren değil Türkiye İş Kurumu'dur.

İşsizlik maaşı - Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017 / 20916 E, 2019 / 5154 K.
Yargıtay kararı

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
2017 / 20916 E, 2019 / 5154 K.

 

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.11.2009-31.08.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde aralıksız çalıştığını, iş sözleşmesine işveren tarafından 31.08.2013 tarihinde haksız son verildiğini, işten çıkış bildirgesinin yanlış yüklenmesi nedeniyle işsizlik maaşından yararlanamadığını, çalıştığı süre boyunca izin kullanmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ve işsizlik maaşı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, yıllık izinlerini talep ettiği şekilde kullandığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların Mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Somut olayda, mahkeme kararının gerekçe kısmında, yalnızca dosya kapsamı, davalılara yazılan yazı cevapları, ilgili kurumlara yazılan müzekkere cevapları, yargılama aşmasında dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporuna atıfta bulunulmak suretiyle açılan davanın reddine karar verildiği belirtilmiş olup; davaya konu maddi olguların nasıl nitelendirildiği, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığı belirtilmemiştir. Yazılı şekilde gerekçe oluşturulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında, davacının iş akdinin sona erme şekli hususunda ihtilaf bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı iş sözleşmesine davalı işveren tarafından 31.08.2013 tarihinde haksız son verildiğini, işten çıkış bildirgesinin yanlış yüklendiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, toplanılan deliller ve bilrikişi raporuna atıfta bulunulmak suretiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında, her ne kadar davacının imzasını içerir ve imzası inkar edilmeyen 23.08.2013 tarihli istifa dilekçesi yer almakta ise de; davalı ... İli ... Ziraat Odası tarafından 05.12.2013 tarihinde Türkiye İş Kurumu ... Müdürlüğüne hitaben düzenlenmiş olan belgede, davacının iş akdine son verildiği, ... Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilirken kodlama hatası meydana geldiği ve kendisi istifa etmiş gibi göründüğü belirtilmiştir. Yine dosyaya ibraz edilen 16.02.2015 havale tarihli belge de, Sosyal Güvenlik Kurumu ... Şube Müdürlüğüne hitaben davalı işveren tarafından düzenlenmiş olup, söz konusu belgede davacının 31.08.2013 tarihinde çıkış işleminin yapıldığı, çıkış kodu 04 yapılacak iken sehven 03 bildirildiği, gerekli düzeltmenin yapılması talep edilmiştir. Davalının beyanı kendisini bağlayacağından iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği kabul edilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulüne karar verilmesi gerekli iken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Ayrıca işsizlik ödeneğinin muhatabı işveren değil; Türkiye İş Kurumu'dur. Bu sebeple söz konusu alacak bakımından talebin husumetten reddi gerekirken, esastan reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.