İSTİHKAK DAVASI • MAL KAÇIRMA • MUVAZAA

İİK’in 8/1. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli bu haciz tutanağı ve ticaret sicil kayıtlarına göre üçüncü kişi ile borçlu şirketler arasında organik bağ bulunduğu, aynı üretim yerinde faaliyetlerini sürdürdükleri son derece açıktır. T. Plastik Limited Şlrketi’ndeki payını 31.10.2006’da devrederek ayrılan Ozan’ın ise takip borçlusu iki şirketin de ortağı ve yetkilisi olduğu, resmi olarak ayrıldığı üçüncü kişi şirket ile olan bağını, borçlu şirketler üzerinden devam ettirdiği ve istihkak iddiasının da alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın reddi ile İİK’in 97/13. maddesi kapsamında alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması yerine, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davacı T. Plastik Ltd. fiti. yönünden davanın kabulüne karar verilmesi bozma nedenidir.

İSTİHKAK DAVASI • MAL KAÇIRMA • MUVAZAA
YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E: 2009/4338 K: 2010/1059 T: 11/02/10

 

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

 

KARAR

Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün 2007/2602 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, Zeytinburnu 3. İcra Müdürlüğü’nün 2007/473 Talimat sayılı dosyasında yapılan 15.03.2007 günlü haciz sırasında 09.03.2007 günlü hacze konu bilgisayarların muhafaza altına alınmasını engellemek için 2.100,00 TL. teminat yatırdıklarını, kalan borç için yatırdıkları 7.000,00 TL. paranın, ek haciz kapsamında ise istihkak, yoksa istirdat ve borçtan kurtulma davasına konu edileceğini, dava sonuna kadar paranın alacaklıya ödenmemesi için asıl icra dosyasına gönderilmesinin teminat karşılığında durdurulması gerektiğini belirterek tedbir isteğinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı (alacaklı) vekili, davacı E. Plastik A.fi’nin dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, paranın diğer davacı tarafından yatırıldığını, borçlu şirketler ile üçüncü kişi T. Plastik Ltd. fiti. Arasında ortaklar ve adres itibarı ile organik bağ bulunduğunu, daha önce aynı yerde yapılan hacizler sırasında borçlulara ait belgelerin ele geçtiğini, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü, mülkiyet karnesinin alacaklı yararına olduğunu, İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2007/426 Esas sayılı dosyası ile bu dava dosyası arasında bağlantı bulunduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.

Davalı (borçlar), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevapta vermemiştir.

Mahkemece toplanan delillere göre; “davacı Emilsan A.Ş’nin alt kiracısı olarak üçüncü kişi T. Plastik Ltd. fiti, kullanımında olan yerde haczin yapıldığı, burasının aynı zamanda üçüncü kişinin ticaret sicilde kayıtlı faaliyet adresi olduğu, borçlu Ozan’ın davacı T. Plastik Ltd. Şti’nin ortağı iken, hacizden önce payını devrederek karşılığını aldığı, şirketle ilgisinin kalmadığı, davacının diğer borçlularla da organik bağ içinde bulunmadığı, bu nedenle T. Plastik Ltd. fiti, açısından davanın kabulü gerektiği, ancak diğer davacının icra dosyasına alinmiş parası bulunmadığından davasının reddi gerektiği” gerekçesi ile davanın kabulü ile hacze konu paranın davacı Teo Plastik Ltd. fiti. neaidiyetine, davacı Emilsan Plastik ltd. fiti. açısından ise davanın reddine vetazminat talebinin de reddine karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı taraf dava dilekçesinde, her ne kadar hacze konu paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilmesi istemini ileri sürmüşse de; Mahkemece işin istihkak prosedürü içinde çözümlenmesinin kararlaştırıldığı, buna yönelik taraflarca ileri sürülmüş bir itirazın da bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’in 96. vd. maddeleri uyarınca yönelttiği “istihkak” iddiasına ilişkindir.

Haciz, davacı T. Plastik Ltd. fiti’nin 23.08.2005’den İtibaren ticaret sicilde merkez olarak kayıtlı bulunan adresinde yapılmıştır. Davacı burada, E.Plastik A.fi’nin alt kiracısı olarak bulunduğunu ileri sürmekte ise de; dosyadaki kira sözleşmesinden

E. Plastik A.fi’nin burayı 2006 yılında kiraladığı, görülmektedir.

Davacının 13.10.2005’den itibaren kullandığı şube adresi aynı zamanda borçlular V. İth. İhrc. Kağıt ve Doruk Oluklu Mukavva Ltd. fiirketleri’nin ticaret sicilde kayıtlı merkez adresidir.

Öte yandan aynı dosyada yapılan 05.02.2007 günlü haciz sırasında da T. Plastik Ltd. fiti’nin şube çalışanları, asma katta borçlu şirketlerin faaliyat gösterdiğini belirtmişlerdir. İİK’in 8/1. maddesi u y a r mca aksi sabit oluncaya kadar geçerli bu haciz tutanağı ve ticaret sicil kayıtlarına göre üçüncü kişi ile borçlu şirketler arasında organik bağ bulunduğu, aynı üretim yerinde faaliyetlerini sürdürdükleri son derece açıktır.

T. Plastik Lti. fiti’ndeki payını 31.10.2006’da devrederek ayrılan Ozan’ın ise takip borçlusu iki şirketin de ortağı ve yetkilisi olduğu, resmi olarak ayrıldığı üçüncü kişi şirket ile olan bağını, borçlu şirketler üzerinden devam ettirdiği ve istihkak iddiasının da alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.

Bu durumda davanın reddi ile İİK’in 97/13. maddesi kapsamında alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması yerine, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davacı T. Plastik Ltd. fiti. yönünden davanın kabulüne karar verilmesi bozma nedenidir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) fi. Factoring A.fi’nin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3. kişiye geri verilmesine 11.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.