Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve iftira - Gerekçesiz direnme kararı

Yerel Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda, direnme nedenleri gösterilmeden ve bozmaya niçin uyulmadığı açıklanmadan, ilk hükümlerdeki gerekçenin tekrarlanması suretiyle gerekçesiz direnme kararı verilemez

Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve iftira - Gerekçesiz direnme kararı
Yargıtay kararı
T.C.
YARGITAY
CEZA GENEL KURULU

 

Esas : 2018/423
Karar : 2019/255
Tarih : 26.03.2019

 

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanığın özel belgede sahtecilik suçundan beraatine ilişkin Yerel Mahkemece verilen 24.05.2012 tarihli ve 352-240 sayılı hüküm Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleştiğinden, bu suç yönünden yeniden kurulan beraat hükmü hukuki değerden yoksun olup direnmenin kapsamına göre inceleme, sanık hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve iftira suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı suçun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, direnme kararının yasal ve yeterli gerekçe içerip içermediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Yerel Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda, direnme nedenleri gösterilmeden ve bozmaya niçin uyulmadığı açıklanmadan, ilk hükümlerdeki gerekçenin tekrarlanması suretiyle direnme kararı verildiği anlaşılmaktadır.

Anayasamızın 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi uygulamada da keyfiliğe yol açacağında kuşku yoktur. Nitekim Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamalarına göre de, bir karar bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, yerel mahkeme tarafından CMK’nın 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca yeniden usulüne uygun olarak hüküm kurulması, bunun yanında direnmeye ilişkin gerekçenin de gösterilmesi gerekmektedir.

Bu açıklamalar ışığında önsoruna ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;

Yerel Mahkemece, sanık hakkındaki ilk hükümlerde direnilirken, bu ilkeler doğrultusunda işlem yapılmamış, direnme nedenleri gösterilmeden ve bozmaya niçin uyulmadığı açıklanmadan ilk hükümlerdeki gerekçenin tekrarlanması suretiyle hüküm kurulmuştur.

Bu itibarla, diğer yönleri incelenmeyen direnme kararına konu hükümlerin belirtilen nedenle bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle;

Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli ve 335-482 sayılı, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve iftira suçlarından kurulan direnme kararına konu hükümlerinin, usul ve kanuna uygun direnme gerekçesi gösterilmeden karar verilmesi isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 26.03.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.