KAPICI ÇALIŞMASI * HİZMET TESPİT * GÜÇLÜ DELİL * KISMİ ÇALIŞMA * HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE

Tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulan işçilik alacakları davasının kararı hizmet tespiti davası için güçlü bir delil ise de, hizmetin tespiti yönünden yeterli olmayabilir. İlk önce, kapıcılık hizmeti geçirildiği iddia edilen binanın durumuna göre kısmi çalışma olup olamayacağı araştırılmalıdır. Kısmi çalışmanın söz konusu olduğu durumlarda, başka bir işyerinde bir süre sigortalı çalışılmış olması, kısmi çalışmadaki hizmet bütünlüğünü bozmaz ve bu durumda hak düşürücü süreden de söz edilemez.

KAPICI ÇALIŞMASI * HİZMET TESPİT * GÜÇLÜ DELİL * KISMİ ÇALIŞMA * HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE
YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ E: 2010/13300 K: 2012/3450 T: 28/02/12

 

Dava konusu, somut olay incelendiğinde; davacı davalılara ait S. apartmanı işyerinde kapıcılık hizmeti yaptığı ve 15.09.1992-30.04.2003 tarihleri arasındaki çalışmalarının sigortalı hizmet olarak tespitini talep ettiği, mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacının 31.10.1997 - 30.04.2003 tarihleri arasında davalı işyerinde fiilen çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

 

Üsküdar 1. İş Mahkemesi'nin 2006/1051 E. 2007/514 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; işçilik alacakları nedeniyle davalılar aleyhine dava ikame edildiği alınan bilirkişi raporuna göre davacının 15.09.1992 ile 30.04.2003 tarihleri arasında, 10 yıl 7 ay 15 günlük hizmet süresinin tespit edildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davalı işveren aleyhine 14.04.2003 tarihinde, diğer davalı Kurum müfettişleri tarafından düzenlenen yoklama tutanağında, işverenin adresinde yapılan incelemede, davacının, 01.01.2003 tarihi itibariyle işe giriş bildirgesinin verilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

Davacıya ait hizmet cetveli incelendiğinde; 01.10.1997 -31.10.1997 tarihleri arasında, dava dışı işyerinden 30 gün çalışmasının Kuruma bildirildiği, 1999/4-2000/3.aylarda isteğe bağlı sigorta prim ödemesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

H. tarafından, 01.10.1992 başlangıç tarihinden, s. apartmanı bodrum katı 2. dairenin 600.00 TL.karşılığmda, davacının eşi F'ye kiralandığı anlaşılmaktadır.

İşçi alacaklarına ilişkin karar güçlü delil niteliğinde ise de dinlenen tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmuş, fakat çalışma olgusu konusundaki yapılan araştırma, hüküm kurmaya yeterli değildir.

Hal böyle olunca, mahkemece, davacının, öncelikle, iki kez beyin ameliyatı geçirdiği hususundaki iddiası karşısında, rahatsızlığının ciddiyeti, yaşamına ve özellikle kalorifer yakma hususundaki çalışmasına etkisi olup olmadığı araştırılmalı, dava konusu apartmana yakın bakkal ve apartman yöneticilerini, apartman sakinlerini tanık olarak dinleyerek, davacının apartman iş yerinde çalışıp çalışmadığını saptamak, çalıştığının anlaşılması halinde apartmanın 4 daireli olduğu gözetildiğinde, günde kaç saat çalışmış olabileceği belirlenmek, giderek haftalık ve aylık çalışma sürelerini tespit etmek, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gücüne karşılık olduğu hususu açıkça saptamak ve hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, davacının 01.10.1997-31.10.1997 tarihleri arasında, dava dışı işyerinden 30 gün çalışmasının, Kuruma bildirildiği ve çalışmanın kesintiye uğraması nedeniyle, 15.09.1992-31.10.1997 tarihleri arasındaki dönem yönünden, hak düşürücü süre nedeniyle, talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, bu bir aylık süreli çalışmanın, apartmanın kapasitesi ve günlük kapıcılık hizmetlerinin; başka bir işte çalışmaya engel teşkil etmeyecek nitelikte olup olmadığı, başka bir ifadeyle part time çalışmanın söz konusu olup olmadığı araştırılmalı, işin niteliği gereği partime çalışma olduğu kanaatine varıldığı takdirde hak düşürücü sürenin söz konusu olamayacağı hususu da, mahkemece gözetilmelidir.

Diğer bir husus ise, mahkemenin kabulü ile davacı sigortalının istemi karşılaştırıldığında, davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi ve yargılama giderlerinin kabul ve reddedilen oranlara göre taraflara yüklenmesi gerektiği gözetilmeksizin karar tesisi isabetsizdir.

Anılan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, tarafların vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve SGK Başkanlığı dışındaki davalılara iadesine, 28.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.