KAT MÜLKİYETİ * YÖNETİCİNİN GÖREVİ

Güçlendirme yapması hususunda öncelikle yöneticinin görevlendirilmesi, bunun için yöneticiye uygun bir süre verilmesi, yöneticinin yerine getirmemesi halinde davacının yetkili kılınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

KAT MÜLKİYETİ * YÖNETİCİNİN GÖREVİ
YARGITAY 18. HUKUK DAİRESİ E: 2010/12768 K: 2011/167 T: 17/01/11

 

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

 

Davacı dava dilekçesinde; 1 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, binanın 40 yıl önce temelsiz olarak yapılması nedeniyle, meydana gelen deprem sonrasında duvarlarda ağır çatlaklar oluştuğunu, zeminin çöktüğünü, balkonların ana binadan ayrıldığını, üst kat pervaz betonlarının bahçeye düştüğünü, Bakırköy Belediye’since hazırlanan raporda binanın depreme karşı yüksek riskli olduğunun ve güçlendirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, kat maliklerinin ise binanın güçlendirilmesine yanaşmadığını, bu sebeple; güçlendirme için gereken 15.000 TL’nin mahkemece belirlenecek tevdi mahalline yatırılmasına karar verilmesinin ve ayrıca, güçlendirme için kendisine yetki verilmesini istemiş, mahkemece; davanın kısmen kabulü ile binanın bilirkişi raporu doğrultusunda güçlendirilmesi için yönetime 30 gün süre verilmesine, yapılmazsa davacı tarafından yapılmasına, 7.100 TL tutarındaki güçlendirme masrafının kat maliklerinden avans olarak tahsiline karar verilmiştir.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 19. maddesinin ikinci fıkrasında “.ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusundaki kat maliklerinin rızası aranmaz. “hükmüne yer verilmiştir.

Dosya içerisinde bulunan bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu anataşınmazın 12.6.1968 tarihli mimari projesine uygun olarak yapıldığı, davacıya ait 1 numaralı bağımsız bölümde yer döşemelerinde kırılmalar olduğu, duvarlarda çatlaklar oluştuğu, bu çatlaklar nedeniyle bazı duvarların askıda kaldığı, bazı kolon ve kirişlerin arasının açıldığı, bodrum katta ve üst katlarda hasar olmadığı, davacının bağımsız bölümündeki hasarın, inşaat sırasında arka cephede 4,6 metrelik kısmın dolguya oturtulup zamanla çökmesinden kaynaklandığı, binanın 2007 tarihli Deprem sermaye İşletmesi esaslarına göre hazırlanmış bir teknik raporla bildirilmesi işinin 7.100 TL’ye mal olacağı belirtilmiştir.

Yukarda açıklanan bilirkişi kurulu raporunda; binanın güçlendirilmesi için ne gibi işlemlerin yapılması gerektiği açıklanmadığı gibi, mahkemece bu güçlendirmeye ilişkin herhangi bir proj e de çizdirilmemiştir. Kaldı ki, maliklerinden tahsiline karar verilen 7.100 TL., binanın güçlendirilmesi için yapılması gereken işlerin bedeli değil, deprem güvenliği ile ilgili hesap ve araştırmalara yönelik teknik raporun düzenlenmesi işi için İTÜ Döner Sermaye İşletmesine ve proje bürosuna verilecek bedeldir.

Bu sebeple mahkemece, deprem, yönetmeliklerinin esas alınacağı güçlendirme projesinin hazırlatılması, bunun belediyeden onayının sağlanması, bilirkişi kurulunca proje kapsamında güçlendirme için yapılması gereken işlemler ve giderlerin hesap edilmesi anataşınmazın korunması, onarımı, ve bakımını işlerinin Kat Mülkiyeti Yasasının 35.maddesinin (d) bendi uyarınca yöneticinin görevleri arasında olduğu, yöneticinin bu işi kat maliklerinden toplayacağı avansla yapacağı dikkate alınarak, mahkemece, bilirkişinin saptadığı güçlendirme maliyetinin kat maliklerinden avans niteliğinde olarak, Yasanın 20/b maddesi uyarınca toplanması, yapım masraflarının daha fazla olması durumunda kalan kısmın da kat maliklerinden alınması suretiyle güçlendirme yapması hususunda öncelikle yöneticinin görevlendirmesi, bunun için yöneticiye uygun bir süre verilmesi yöneticinin yerine getirmemesi halinde davacının yetkili kılınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.