KİRA SÖZLEŞMESİ • İHTİYAÇ SEBEBİYLE TAHLİYE DAVASI • DAVA AÇMA SÜRESİ

İhtiyaç iddiasına dayalı tahliye davası kira sözleşmesinin bitimini izleyen bir ay içinde açılmalıdır. Daha önce veya söz konusu bir aylık süre içinde tahliye isteği kiracıya bildirilmiş ise, bu bildirimi izleyen dönem sonuna kadar da dava açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, Mahkemece resen dikkate alınmalıdır. Kira dönemi sona ermeden açılan dava süre yönünden reddedilmelidir.

KİRA SÖZLEŞMESİ • İHTİYAÇ SEBEBİYLE TAHLİYE DAVASI • DAVA AÇMA SÜRESİ
YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ E: 2010/3047 K: 2010/5035 T: 27/04/10

 

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

 

Uyuşmazlık, işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece isteminin kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin, evli ve iki çocuklu olup, eşinin asgari ücretle çalıştığını, ev ekonomisine katkıda bulunabilmek için el işi malzemeleri yapıp satmak amacıyla bu dükkana ihtiyacı olduğunu belirterek tahliye istemiştir. Davalı davanın süresinde açılmadığını ve davanın reddini savunmuştur.

6570 Sayılı Yasa’nın 7/b ve c maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının İİK’in 272. maddesinin kısasen uygulanması suretiyle kira sözleşmesinin bitimini takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bu bir aylık süre içerisinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirilmiş ise bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.

Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur.

Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliller toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.

Olayımıza gelince; davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.08.1994 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. İlk sürenin bitiminde 6570 Sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca sözleşme yıldan yıla yenilenerek devam edegelmiştir. Davacı, 18.12.2006 keşide, 20.12.2006 tebliğ tarihli süre koruyucu ihtarname ile sözleşmeyi yenilemeyeceğine ilişkin tahliye iradesini davalıya bildirmiş ancak davayı 01.08.2006 01.08.2007 dönemi sona ermeden 31.01.2007 tarihinde açmıştır. Bu durumda mahkemece davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.