KISITLI ADINA AÇILAN DAVA * İZİN KOŞULU * VASİLİK SÜRESİ

Kısıtlı adına dava açılabilmesi için vesayet makamından izin alınması gerekir. Bu izin dava açıldıktan sonra da alınabilir. Vasinin azledildiğine dair bir delil olmadıkça, yasada belirlenen iki yıllık sürenin geçtiğinden bahisle vasilik sıfatının sona ereceği kabul edilemez.

KISITLI ADINA AÇILAN DAVA * İZİN KOŞULU * VASİLİK SÜRESİ
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E: 2008/3068 K: 2009/7230 T: 04/06/09

 

Davacı Vekili, kısıtlı olan müvekkilinin Emekli Sandığından sakatlık maaşı aldığını, maaş ödemelerinin davalı bankaca yapıldığını, müvekkiline atanan vasinin verdiği vekaletnameye dayalı olarak maaş tahsilatını kendisinin yaptığını, davalının vasisinin görev süresinin uzatılmaması nedeniyle ödeme yapmaktan çekindiğini ileri sürerek, hesapta bulunan 2.131.00 YTL'nin tahsili suretiyle muarazanın men'ine karar verilmesini istemiştir.

 

Davalı vekili, TMK'nın 456. maddesi uyarınca vasinin kural olarak iki yıl için atandığını, bu sürenin vesayet makamınca her defasında ikişer yıl uzatılabileceğini, aynı yasanın 480. maddesi uyarınca vasilik görevinin uzatılmaması halinde sürenin dolması ile sona ereceğinin belirtildiğini, davacı vekilinin vekaletnamesine dayanak vasilik kararının 25.10.1999 tarihli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, vasilik kararının uzatıldığına dair ek kararın alınmadığı, ayrıca bu davanın açılması için vesayet makamından izin alınmadığı, bu koşullar yerine getirilmeden dava açma imkanının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı banka aracılığı ile maaş alan kısıtlının, vasisinin görev süresinin uzatılmamasına dayalı olarak maaşının ödenmemesi nedeniyle, hesapta biriken paranın tahsili suretiyle muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.

TMK'nın 462/8 maddesi uyarınca, dava açmak için vesayet makamından izin alınması gereklidir. Dosya kapsamından davacı tarafın böyle bir izni aldığına dair delile rastlanmamıştır.

Bu durumda, mahkemece, dava açmaya izin alması için davacı tarafa süre verilmesi ve alınacak izin sonrasında davaya devamla işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacı tarafa böyle bir süre verilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Öte yandan TMK'nın 456.maddesi ile vasinin iki yıl için atanacağı kural olarak kabul edilmiştir. Bu kural emredici olmadığına ve kısıtlıya vasi olarak atanan A.T.nin bu görevinden azledildiğine dair bir delil de bulun-madığnıa göre, vasinin görev süresinin uzatıldığına dair ek karar alınmadığı gerekçesiyle de davanın reddi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.