KULLANIM KADASTROSU

Kullanım kadastrosuna itiraz niteliğindeki davalarda mülkiyet sahibi Hazine yanında lehine şerh verilenlerin de taraf olmaları ve karar başlığında gösterilmeleri zorunludur.

KULLANIM KADASTROSU
YARGITAY 16. HUKUK DAİRESİ E: 2013/11026 K: 2013/12385 T: 11/12/13

 

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay-ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,

 

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kullanım kadastrosu sırasında A. Köyü çalışma alanında bulunan .... ada ... parsel sayılı 232 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadarstro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 Sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve B.Y., T.Ş., E.İ, A.C., V.Ş., F:C., H.K'nin fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı N.C., taşınmaz üzerindeki binanın 6 numaralı bölümünün kendi kullanımında olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın üzerinde bulunan binadaki 6 numaralı dairenin 1991 yılından beri davacının zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı çekişmeli parsel üzerinde bulunan binanın 6 numaralı dairesinde oturduğunu belirterek tutanağın beyanlar hanesine lehine şerh verilen kişiler yanında kendi adının da kullanıcı olarak şerh edilmesi istemi ile dava açmış olup, dava dilekçesinde Hazine yanında beyanlar hanesine lehine şerh verilen kişileri de hasım göstermiştir. Ancak mahkemeye sunduğu 24.05.2012 havale tarihli dilekçe ile beyanlar hanesinde zilyet olarak gösterilen kişileri davalı olarak göstermekten vazgeçmiş, tanık sıfatı ile dinlenmiş ise de karar başlığında davalı olarak yer almamışlardır. Ne var ki, kullanım kadastrosuna itiraz niteliğindeki davalarda mülkiyet sahibi Hazine yanında lehine şerh verilenlerin de taraf olmaları ve karar başlığında gösterilmeleri zorunludur. Taraf koşulu dava şartı olup, bu şart sağlanmadan esasa girilemez. Hal böyle olunca, Mahkemece davanın zilyetlik şerhi sahibi B.Y., T.Ş., E.İ, A.C., V.Ş., F:C., H.K'ye de yönlendirilmesi için davacı yana olanak verilmeli, davanın adı geçenlere yaygınlaştırılması halinde esas yönünden inceleme yapılarak hüküm kurulmalıdır. Mahkemece açıklanan husus gözetilmeden yargılamaya devam ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.