MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ - MARKANIN HİZMETSEL TERKİNİ

Bir harf farkı olan markalardan biri diğerinin hizmet sunduğu alanda terkin edilebilir.

MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ - MARKANIN HİZMETSEL TERKİNİ
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E: 2012/2053 K: 2013/2569 T: 14/02/13

 

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.09.2011 tarih ve 2009/102-2011/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

 

Davacı vekili, müvekkili firmanın 1991 yılında kurulduğunu ve ticaret ünvanında yer alan M. ibaresinin kesintisiz kullanımı ile müvekkili ile özdeşleştiğini, müvekkilinin 2007 yılında bu ibareyi marka olarak tescil ettirmek istediğinde 3 ayrı firmaya ait markadan dolayı reddedildiğini, davalının 2004/39814 sayılı M. markasının da redde gerekçe gösterilen markalar arasında yer aldığını, müvekkilinin bu ibareyi faaliyet gösterdiği sektörde maruf hale getirdiğini, davalı şirketin 1993 yılında kurulduğunu ve tescil ettirdiği M. markasının müvekkilinin 1991 yılından beri kullandığı M. ibaresi ile benzerlik gösterdiğini, davalıdan önce bu ibareyi müvekkilinin kullandığını ve gerçek hak sahibinin müvekkilinin olduğunu ileri sürerek, davalının 2004/39814 sayı ile tescilli M. esas unsurlu markasının tekne barındırma hizmetleri ve taşıt ve malları kurtarma hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, müvekkili şirketin 1993 yılından beri kullandığı ticaret unvanının tamamını 2004 yılında marka olarak tescil ettirdiğini ve 16 yıldır liman ve deniz işletmeciliği alanında faaliyet gösterdiğini, 16 yıl sonra huzurdaki davanın açılmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tescil başvuru tarihinden önce ibareyi markasal olarak kullandığına dair herhangi bir delil sunamadığı, davacının tescilsiz M. markasının sektörde tanınmış olduğu ve ibare üzerindeki marka hakları davacıya ait olduğu, davalının markasındaki M. ibaresi dışındaki diğer ibareler, coğrafi yer ve faaliyeti tasvir edici olduğundan, markanın ayırt edici unsuru M. olup, sondaki harf farkıyla davacının markasına ayniyet düzeyinde benzer olduğu, marka kapsamındaki hizmetler de aynı olduğundan, orta dikkatli tüketicinin markaları karıştırma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle, davalı adına tescilli bulunan 2004/39814 nolu markanın “tekne barındırma hizmetleri, taşıt ve malları kurtarma hizmetleri” yönünden hükümsüzlüğüne, bu hizmetler için markanın sicilden terkinine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05.90 TL.temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.