MİRAS DAVASI * TENKİSİN DEFİ OLARAK İLERİ SÜRÜLMESİ * ZAMANAŞIMI

Davalılar 21.12.2005 tarihli celsede tenkis def’inde bulmuşlardır. “Tenkis defi” zamanaşımı sürelerine bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir. (4721 sk. Md. 571/son) Davalıların bu konudaki def’ileri sebebiyle tenkis hesapları yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

MİRAS DAVASI * TENKİSİN DEFİ OLARAK İLERİ SÜRÜLMESİ * ZAMANAŞIMI
YARGITAY 16. HUKUK DAİRESİ E: 2010/2182 K: 2010/2525 T: 26/03/10

 

Davacılar, davalılarla ortak miras bırakanları olan Zeliha’nın vefat ettiğini, sağlığında noterde 03.02.1994 tarihinde düzenlediği vasiyetname ile bazı taşınmazlar ile 1974 model araç ve 1988 model traktördeki hak ve hisselerini kızları olarak kendilerine vasiyet ettiğini, araçların icra marifetiyle satıldığını, satış bedelinin 6.250 TL’sinin vasiyetçi Zeliha’ya isabet ettiğini, bu meblağın davalı olan diğer mirasçılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar 21.12.2005 tarihli celsede, murisin yaptığı işlemlerle mahfuz hisselerine tecavüz ettiğini belirterek, “tenkis def’inde” bulunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

 

Davalılar 21.12.2005 tarihli celsede tenkis def’inde bulmuşlardır. “Tenkis defi” zamanaşımı sürelerine bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir. (4721 sk. Md. 571/son) Davalıların bu konudaki def’ileri sebebiyle tenkis hesapları yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 26.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.