NAFAKA * AYRILIK KARARI VERİLMESİ HALİNDE TAKDİR EDİLECEK SÜRE

Ayrılık kararı verilmişse tedbir nafakası süresi ayrılık süresiyle aynı olmalıdır.

NAFAKA * AYRILIK KARARI VERİLMESİ HALİNDE TAKDİR EDİLECEK SÜRE
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E: 2010/20232 K: 2012/4124 T: 28/02/12

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; tedbir nafakasının miktarı ve ayrılık süresinde tedbir nafakası verilmesi yönünden; davalı koca tarafından ise ayrılık kararı ve ferileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

 

1-Dava, Türk Medeni Kanun'nun 170/2. maddesi uyarınca ayrılık kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüyle tarafların bir yıl süreyle ayrılıklarına, davacı yararına dava tarihinde kararın kesinleşme tarihine kadar aylık 350 TL. tedbir nafakasına, harç yatırılmadığından sürekli olarak tedbir nafakası konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Toptan delillerden mahkemece de kabul edildiği üzere davalının güven sarsıcı davranışlar içine girdiği birlik görevlerini ihmal ettiği ve ortak konutun kilidini değiştirdiği anlaşılmaktadır. Davacının ise kusurlu bir davranışı kanıt-lanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında Türk Medeni Kanunu'nun 170/1. maddesindeki koşullar davada gerçekleşmiştir. Mahkemece Türk Medeni Kanun'nun 169. maddesi uyarınca davanın devamı sırasında geçici önlem olarak davacı lehine tedbir nafakasına da karar verildiği miktarın da tarafların ekonomik ve sosyal durumuna uygun olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersiz bulunmuştur.

2-Mahkemece, ayrılık kararı verildiğine göre, davacı lehine takdir edilen tedbir nafakasının 1 yıllık ayrılık süresinin sonuna kadar devamına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hükmün kesinleşmesine kadar devamına şeklinde karar tesisi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1.bentte açıklanan sebeple gerekçe yönünden oyçokluğu, bozma sonucu yönünden öybirliğiyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere karar verildi. 28.02.2012

KARŞI OY

Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 167 ve 170/2. maddeleri uyarınca münhasıran ayrılık kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüyle, tarafların 1 yıl süreyle ayrılıklarına, davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi uyarınca ayrılık kararının kesinleşmesine kadar aylık 750 TL. tedbir nafakasına, harcı yatırılmadığından davacının ayrılık süresi için tedbir nafakası istemi hakkında karara yer olmadığı kararı verilmiştir. Toplanan delillerle, mahkemece de sabit kabul edildiği üzere davalı kocanın güven sarsıcı davranışlar içine girdiği, birlik görevlerini ihmal ettiği ve ortak konutun kilidinin değiştirdiği anlaşılmaktadır. Davacı kadının kusurlu bir davranışı ise kanıtlanmamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında ayrılığa karar verilebilmesi için gerekli boşanma sebebinin ispatlanmış olması koşulu (TMK.m.170/1) davada gerçekleşmiştir. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi uyarınca davanın devamı sırasında gerekli geçici önlem olarak davacı lehine tedbir nafakasına da karar verildiği, miktarının da tarafların ekonomik ve sosyal durumuna uygun olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece davacı kadının ayrılık süresi için talep ettiği nafakaya ilişkin olarak bu konuda harcı yatırılmak suretiyle açılmış bağımsız bir tedbir nafakası davası olmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. Açılan ayrılık davasının kabulü veya takdiren boşanma yerine ayrılığa karar verilmesi durumunda; kararlaştırılan ayrılık süresi için ne gibi önlemler alacağı konusunda yasada açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesindei önlemler açılan boşanma veya ayrılık davasının devam ettiği süre için alınabileceği ve ayrılık süresi içinde de devam eden bir dava bulunmadığından kıyasen uygulanmaya elverişli değildir. Ancak, Türk Medeni Kanunu'nun 197. maddesindeki “ayrı yaşamada haklılık” koşulu ayrıca bir karar gerekmeksizin kendiliğinden gerçekleşmiş olmaktadır. Bu nedenle hakimin ayrılık süresinde geçerli olmak üzere birliğin korunması için Türk Medeni Kanun'un 197/2-4.maddele-rindeki önlemleri talep gerektirdiği takdirde, talebe bağlı olarak resen alması gereken önlemleri de talep olmasa bile alması gerekecektir. Bu bakımdan, mahkemece talep bulunması koşuluyla, eşin kendisi için tedbir nafakasına karar verilmesi, tarafların velayet düzenlemelerine tabi çocukları varsa, bu çocuklar için ayrılık süresince geçerli olacak şekilde geçici velayet düzenlemesi yapılması ve gerektiğinde velayeti üstlenen eş yararına çocuk nedeniyle de tedbir nafakasına karar verilmesi gerekir. Ayrılık süresince yukarıda belirtilen önlemler ayrılık kararının feri (eki) niteliğinde olacağından, bu önlemler nedeniyle harç alınması da gerekmeyecektir. Türk Medeni Kanun'unu 197. maddesi uyarınca harç alınması gereken talep (dava), Türk Medeni Kanunu'nun 197/3. maddesindeki eşin talebini bağımsız bir dava olarak ileri sürmesi durumuna özgüdür. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davacının ayrılık süresi için talep ettiği ayrılık kararının feri olan tedbir nafakası talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde harç yatırılmadığı gerekçesiyle karara yer olmadığına hükmedilmesi isabetsiz olmuştur.

Değerli çoğunluğun temyiz edilen hükmün kısmen onanması kısmen bozulması şeklindeki görüşüne katılmakla birlikte, ayrılık süresi içindeki tedbir nafakasına ilişkin bozmanın yukarıda açıkladığın değişik gerekçeyle yapılması gerektiğini düşünüyorum.