ÖNALIM HAKKININ KULLANILMASI • ÖNALIM BEDELİ • BEDELDE MUVAZAA İDDİASI

Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir.

ÖNALIM HAKKININ KULLANILMASI • ÖNALIM BEDELİ • BEDELDE MUVAZAA İDDİASI

YARGITAY 14. HUKUK DAİRESİ E: 2013/5179 K: 2013/7194 T: 13/05/13

 

Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

 

Davalılar, tapuda gösterilen bedel üzerinden harç yatırılması gerektiği gibi zamanaşımı ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının resmi senette belirlenen 800.000.00 TL bedel üzerinden eksik harcı tamamlanması için süre verildiği harç tamamlanmadığından 15.03.2012 tarihinde dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına ve davanın HMK'nın 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.

Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir.

Somut olayda; önalım hakkına konu edilen payın ilişkin bulunduğu 1262 sayılı parseldeki toplam 22/24 pay taşınmazın paydaşları tarafından 800.000.00 TL bedelle 24.02.2010 tarihinde davalılara satılmıştır. Davacı ise bedelde muvazaa iddiası ile önalım davası açmış, dava dilekçesinde de dava değerini 10.000.00 TL olarak göstermiştir. Davacı iddiasında tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiği gerçekte payın 10.000.00 TL bedel civarında satın alındığı bu nedenle keşif yapılıp taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesinden sonra eksik harcın tamamlanmasını istemiştir. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Bunun için de mahkemece taşınmazda keşif yapılarak bilirkişi incelemesi sonucu taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri belirlenip bu bedele göre harç ikmalinin tamamlanması ve 492 Sayılı Yasa'nın Harçlar Kanu-nu'nun 30 ve 32. maddesine göre işlem yapılması gerekir.

Mahkemece bedelde muvazaa iddiası konusunda tarafların delilleri toplanmadan resmi senette belirtilen bedel üzerinden eksik harcın tamamlanmadığından söz edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.