PAYDAŞLAR ARASINDA ECR-İ MİSİL * İNTİFADAN MEN KOŞULU

Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabilir. Bağ, bahçe gibi kendiliğinden ürün veren ya da kiraya verilebilen yerde intifadan men koşulunun gerçekleştiği kabul edilir. Ancak, taşınmazın sadece kira getirebilecek durumda olmasında intifadan men koşulunun gerçekleştiği kabul edilemez.

PAYDAŞLAR ARASINDA ECR-İ MİSİL * İNTİFADAN MEN KOŞULU
YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ E: 2006/11941 K: 2007/846 T: 30/01/07

 

Davacı vekili dilekçesinde; davacının, davalılarla birlikte müşterek bulunduğu mesken niteliğindeki bağımsız bölümün, davalıların kullanımında olduğunu, müvekkilinin, bir çok kez paydaş olduğu taşınmazdan kendisininde yararlanmak istediğini bildirmesine rağmen, davalıların buna engel olduklarını iddia ederek, 3/16 hisseye karşılık olmak üzere 5 yıllık birikmiş ecrimisil bedeli olarak 120.000.00 fnin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

 

Davalılar, çekişmeli taşınmazda fiili bir kullanım (taksim) şekli oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, “davalılar İ.T. ve A.K.T. müşterek taşınmazın tamamını ellerinde bulundurdukları ve taşınmaz gelir getirebilecek bir konumda olduğundan kullanıcının herhangi bir şekilde intifatan men edilmesi gerekmemektedir, gerekçesiyle” davanın kısmen kabulü ile, bilirkişi raporunda 14.06.2000 14.06.2005 tarihleri arasında hesaplanan 86.032.36. t Ecrimisilin tahakkuk tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan tapu payları oranında tahsiline, davalılardan A.K.T. tarafından 11 no'lu daire kira bedeli olarak yapılan (3000 ABD Doları) ödemenin kararın infazı sırasında infaz tarihindeki döviz kuru üzerinden mahsubuna karar verilmiş, hüküm her iki davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak, ecrimisile konu edilen taşınmazda taraflar paydaştır. Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir. Bu koşul dava şartı niteliğinde olduğundan gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece resen araştırılarak saptanması gerekir.

Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) emek sarfedilmeden, kendiliğinden (tabi olarak) ürün veren ya da kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yer olması durumunda, intifadan men koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Ancak, taşınmazın sadece gelir getirebilecek bir konumda olması, kiraya verilip gelir elde edilmediği müddetçe, (davalı paydaşların kendilerinin kullanımında olması durumunda) intifadan men olgusunun gerçekleştiği anlamına gelmez.

Mahkemece, intifadan men olgusu araştırılıp, tartışılmadan, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Bundan ayrı, davalı A. kira karşılığı olarak yaptığını iddia ettiği ödemelerin tamamının mahsupta dikkate alınmamış olması da doğru değildir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 500 fer vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 30.01.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.