PRİMLERİN GERÇEK ÜCRET ÜZERİNDEN TESPİTİ • HİZMET TESPİTİ

Altı yıl aynı şirkette pazarlama müdürü olarak çalışan davacının asgari ücretli olduğunu kabulü hayatın olağan akışına terstir. ÎTO’ca, meslek kuruluşunca bildirilen ücret ve tanık ifadeleri birlikte değerlendirilmelidir.

PRİMLERİN GERÇEK ÜCRET ÜZERİNDEN TESPİTİ • HİZMET TESPİTİ
YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ E: 2009/15856 K: 2010/2364 T: 04/03/10

 

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.08.1998-01.09.2004 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

 

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

1-    Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının sair temyiz reddi gerekir.

2-    Davacı, davalıya ait şirkette pazarlama müdürü olarak 01.08.1998 01.09.2004 tarihleri arasında geçen ve SGK’ya bildirilmeyen çalışmalarının asgari ücret üzerinden değil, 1.150.-TL. olan ve son ücreti üzerinden tespitini istemiştir.

Mahkemece, eksik bildirilen sürelerin, yanlış sicil numarasıyla bildirildiği bordrolardaki ücret üzerinden tespitine, gerçek ücret yazılı belge ile kanıtlanamadığından bu konudaki talebin reddine karar verilmiştir.

Hizmet süresinin tespitine ilişkin karar doğrudur.

Bu tür hizmet tespitine yönelik davalarda pirime esas kazancın tespitinde gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatlanması halinde ise varsayımsal şekilde belirlenemeyeceği tartışmasızdır. Bu belgelerin bulunmaması durumunda işçinin yaşı, mesleki kıdemi, eğitim ve mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesinin gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Davacının davalı şirkette çalışırken son ücretinin 1.150.-TL. olduğunu doğrulayan bordro tanıklarının anlatımları bulunduğu gibi, İstanbul Ticaret Odası’nın 13.02.2005 tarihli cevabı yazısında da davacının pazarlama müdürü olarak 01.09.2004 tarihi itibariyle aylık net ücretinin 750,00.-TL ila 900,00.-TL. arasında olduğu görüşü bildirilmiştir. Öte yandan kimyevi madde imal eden davalı şirkette 6 yıl pazarlama müdürü olarak çalışan davacının asgari ile çalışması da yaşamın olağan akışı ile ters düşmektedir.

Yapılacak iş, bordro tanıklarının ve İstanbul Ticaret Odası’nın ücrete ilişkin açıklamaları da dikkate alınarak davacının gerçek ücretini tam olarak saptamak ve buna göre bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.