RÜCUAN TAZMİNAT • İSTİAB HADDİ • FAZLA YOLCU TAŞIMANIN SÜRÜCÜ KUSURUNA ETKİSİ

Taşıtın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşınması sırasında meydana gelen zararlar teminat dışı olsa da, riziko ile istiap haddinden fazla yük ya da yolcu taşıma arasında uygun illiyet bağının bulunması ve kazanın bu nedenle meydana gelmesi gerektiğini, olayın meydana gelişinde yolcu fazlalığının münhasıran etkili olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

RÜCUAN TAZMİNAT • İSTİAB HADDİ • FAZLA YOLCU TAŞIMANIN SÜRÜCÜ KUSURUNA ETKİSİ

YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E: 2012/4603 K: 2013/3641 T: 18/03/13

 

Davacı vekili, davalının maliki olduğu ve müvekkilinin trafik sigortacısı olduğu aracı kullanan sürücü C.'nin alkollü ve istiap haddini azami bir şekilde aşarak yaptığı kazada araçta bulunan A. ve S.'nin ölümü üzerine mirasçılara tazminat ödendiğini ileri sürerek, 72.829.79 TL' nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.

 

Davalı vekili, sürücünün alkollü olmadığını, istiap haddinin aşılmasının kazanın sebebi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kazada yolcu fazlalığının etkili olmadığı, sürücünün alkollü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, trafik kazasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Kusur oranının belirlenmesi bakımından, ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 26.10.2010 tarihli raporunda, sanık sürücü C'nin mahal ve yol şartlarını dikkate alman kontrolsüz seyrettiği, orta şeritten sol şeride geçme ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken buna riayet etmediği, kontrolsüz seyri nedeniyle almış olduğu fren ve direksiyon tedbirinde etkisiz kaldığı, maktuller ve mağdurların nizamlara aykırı şekilde istiap haddi üzerine yolculuk etmesine izin verdiği, dikkat ve özen haddi fazlası olarak nizamlara aykırı şekilde yolculuk yapan ve kendi can güvenliklerini tehlikeye düşüren yolcuların kendi ölüm ve yaralanmalarından dolayı olayda alt düzeyde tali derecede kusurlu oldukları, plakası belirsiz araç sürücüsünün mahal ve yol şartlarını, taşıt trafiğini kontrol etmeden orta şeritten sol şeride yönelme eğiliminde bulunmasının kontrolsüz seyreden sanık sürücünün seyir dengesini etkilemiş olup olayda tali derecede müessir olduğu görüşünün bildirildiği anlaşılmış, Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/509 Esas sayılı dosyasında sanık C.'nin kullandığı aracın olaya etken ve tali derecede kusur izafe edilen diğer hususlar karşısında asli kusurlu olarak kaza yapmasına ve araçta bulunan S. ile A.'nın ölümlerine sebep olmak suçundan cezalandırıldığı, temyiz edilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.

Bu davada, mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dai-resi'nin 29.07.2010 tarihli raporunda, araçta ön koltukta 2 kişinin arka koltukta 4 kişi bağaj kısmında 2 kişi olmak üzere sürücü ile birlikte 9 kişinin yolculuk ettiği, yolcuların oturma şekilleri ve beyanlar dikkate alındığında sürüş emniyetini tehlikeye sokacak bir davranışın mevcut olmadığı, aracın marka ve modeli dikkate alınarak olayın meydana geliş tarzı itibarı ile yolcu fazlalığının, mevcut kazada direksiyon hakimiyetinin kaybında etken faktör oluşturmadığı, C.'nin diğer araç nedeniyle yavaşlaması gerekirken sola yönelerek bariyerlere sürtmesi ve direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle %75 oranında, plakası belirsiz aracın hız ve mesafesini dikkate almadan şerit değiştirirken emniyeti tehlikeye düşürdüğünden %25 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş, davacının itirazı üzerine alınan Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Komis-yonu'nun 12.04.2011 tarihli raporunda da, C.'nin sol şeritte seyretmekteyken önüne sağ şeritte seyreden plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sol şeride geçmeye teşebbüs ettiğini, önceden gördüğünde bu araç sürücüsünü sesli ve ışıklı ikaz sisteme ile uyarması, etkin fren tedbirine başvurarak hızını azaltması gerekirken güvenli araç kullanılmasını kısıtlayacak şekilde istiap haddinin çok üzerinde aşırı hızlı araç kullanması, başvurmuş olduğu fren tedbiri yetersiz kalarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracın önce bariyerlere çarpması ve takla atması şeklinde meydana gelen kazada %75 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.

Mahkeme gerekçesinde, taşıtın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşınması sırasında meydana gelen zararlar teminat dışı olsa da, riziko ile istiap haddinden fazla yük ya da yolcu taşıma arasında uygun illiyet bağının bulunması ve kazanın bu nedenle meydana gelmesi gerektiğini, olayın meydana gelişinde yolcu fazlalığının münhasıran etkili olmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir.

Bu durumda, mahkemece, ceza dosyası getirtilip burada saptanan maddi olgular da değerlendirilmek suretiyle, İstanbul Teknik Üniversitesi makine-trafik kürsüsünden ya da Karayolları Genel Müdürlüğü trafik-fen alanında uzman kişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden, kazanın münhasıran istiap haddinden fazla yolcu taşıma nedeniyle meydana gelip gelmediği hususunun açıklığa kavuşturulması suretiyle, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.