SİGORTA ŞİRKETİ • RÜCU HAKKININ SINIRI • GERÇEK ZARAR

Sigorta şirketi, rücu hakkını kullanırken sigortalısına fiilen ödediği miktarı değil, somut olaydaki gerçek zarar miktarını zarar sorumlusundan isteyebilir.

SİGORTA ŞİRKETİ • RÜCU HAKKININ SINIRI • GERÇEK ZARAR
YARGITAY 16. HUKUK DAİRESİ E: 2011/8332 K: 2012/507 T: 24/01/12

 

Davacı vekili, davalıların işleteni olduğu aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarpması nedeniyle araçta meydana gelen 8.600 TL. hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, kusur oranına isabet eden 1.680 TL. tazminatın tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, karar verilmesini talep etmiştir.

 

Davalı vekili, kusuru oranını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalının icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-    Davacı, davasını TTK'nın 1301. maddesinde yazılı halefiyet hakkına dayandırmıştır. Böyle bir davada sigortacı, ödediği tazminatı değil, ödenmesi gerekli gerçek zarar miktarını zarar sorumlusundan isteyebilir. Davalının kusur oranının ve araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece konusunda uzman bilirkişiden kusur oranı ve hasar bedeline ilişkin rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde gerçek zarar belirlenmeden davacının ödediği miktara göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2-    Davacı vekili icra takip dosyasında 1.680 TL. asıl alacak, 358.49 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.038.49 TL. alacağın takip tarihinden işleyecek faizi ile tahsilini talep etmiş, mahkemece davalının itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmiştir. Oysa, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken, asıl alacak ile faizin toplamı üzerinden faize faiz uygulaması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması da isabetli değildir.

SONUÇ

Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.