SİGORTALILIĞIN BAŞLANGICI • İSPAT YÖNTEMİ

Salt işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasından hareketle sigortalılığın başlangıcına karar verilemez. Aynen hizmet tespiti davalarında uygulanan yöntem izlenerek, işçinin söz konusu işyerinde fiilen çalışıp çalışmadığı araştırılmalıdır.

SİGORTALILIĞIN BAŞLANGICI • İSPAT YÖNTEMİ
YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ E: 2011/3053 K: 2011/11354 T: 14/07/11

 

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.06.1985 tarihi olduğunun ve işe giriş tarihinde bir gün süreyle hizmet akdiyle çalıştığının tespitini talep etmiştir.

 

Mahkemece, ilamında belirtildiği davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanun'un geçici 7/1. maddesi hükmünde yer alan düzenleme ile genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 506 Sayılı Kanun ve giderek 79. maddesi olduğu kabul edilmelidir.

506 Sayılı Kanun'un 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılmaz ve feragat edilemez” olması, sosyal güvenliğin Anayasal haklardan bulunması itibariyle, bu tür davaların “kamu düzeni” ile ilgili olması nedeniyle özel bir duyarlılıkla yürütülmesi ve kanıtların resen toplanması gereği vardır.

Dava, sigortalılık başlangıcının tespiti istemini içerir nitelikte olup, davacının 01.06.1985 tarihli işe giriş bildirgesi Kuruma verilmiş ise de, 506 Sayılı Kanun'un 108. maddesi uyarınca sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti yönünde, salt işe giriş bildirgesinin verilmiş olması yeterli olmayıp, ayrıca aynı Kanunun 2 ve 6. maddelerinde öngörüldüğü şekilde hizmet akdine dayalı olarak eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın da varlığı gerekir. Başka bir anlatımla; yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi kişinin işe girdiğini gösteren yazılı delil niteliğinde ise de, fiili çalışmanın ortaya konması açısından tek başına yeterli kabul edilemez.

Somut olayda, ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarının Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan getirtilmediğinden dinlenen tanıkların bordro tanığı olup olmadığı denetlenememektedir.

Mahkemece bu durumda yapılacak iş öncelikle davalı Kurumdan varsa dönem bordolarını getirterek dinlenen tanıkların bordro tanığı olup olmadığı de-netlenmeli gerektiğinde yeniden bordro tanıkları veya komşu iş yeri tanıkları dinlenerek çalışma olgusu hiçbir tereddüt ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde tesbit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.