TAPU İPTALİ VE TESCİLİ DAVASINDA; KAMU MALLARINDA HAZİNE VE ORMAN İDARESİ YÖNÜNDEN 10 YILLIK ZAMANAŞIMI SÜRESİ UYGULANMAZ

Kamu mallarında Orman Yönetimi ve Hazine yönünden 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı anlaşıldığından, Orman yönetimi ve Hazinenin davasının bu nedenlerle reddi yasaya aykırıdır. Müdahiller Hazine ve Orman Yönetiminin çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ettiği ve bu tür davalarda 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ileri sürülemeyeceğine göre, mahkemece eldeki tapu iptal ve tescil davası yönünden, Kad. Mah.'nin.....orman kadastrosu ve 2B işlemine itiraz davasının sonucunun beklenmesi ondan sonra davanın karara bağlanması gerekirken, işin esasına girilerek davanın vakıflar yönünden kısmen kabulüne, diğer kişiler yönünden esastan reddine, Hazine ve Orman yönünden ise hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi doğru değildir.

TAPU İPTALİ VE TESCİLİ DAVASINDA; KAMU MALLARINDA HAZİNE VE ORMAN İDARESİ YÖNÜNDEN 10 YILLIK ZAMANAŞIMI SÜRESİ UYGULANMAZ
YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ E: 2011/9032 K: 2011/13122 T: 22/11/11

 

Taraflar arasındaki Tapu İptal Tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 12.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı M. vekili Avukat M., M.N. vekili Avukat A., M.Ş. vekili Avukat E. ve diğerleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 22.11.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden M. Efendi Vakfı Evlatlarından F.G., Orman Yönetimi vekili, Avukat Ö., Vakıflar Yönetimi vekili Avukat F., H.M. mirasçıları vekili Avukat H., Hazine vekili Ö. geldi, diğer taraftan M. vekili Avukat M., M.N. vekili Avukat A., H., Y. geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı.

 

Daha sonra Temyiz incelemesi için gönderilen çuval içinden birleştirilen dosyaların asılları yerine fotokopileri iel gerekçeli karar ve eki dört adet klasör aslı üzerinde yapılan incelemede, sav ve savunmaya, temyiz nedenlerine göre, dosya asıllarının varlığına gerek görülmeden, getirtilen tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı Vakıflar Yönetimi 29.04.1971 tarihli dilekçeyle, Kartal Tepeö-ren köyünde, H. Vakfına ait K. Çiftliğinin ... ve .. sıra nolu ... adet senetle tapuda kayıtlı iken, ... ve ... parsel numaraları ile vakf adına kadastroca tescil edildiği, vakıf çiftlik arazisinden takriben 17.000 dönüm miktarındaki kısmın ise .... sayılı parsel numarasıyla davalılar adına tescil edildiği, bu bölümün davalılar adına olan .... payın iptali M. bey Mülhak ve mazbut vakfı adına tescili, elatmanın önlenmesi istemiyle açtığı dava Kartal 1.A sliye Hukuk Mahkemesi'nin .... esasına kayıt edilmiştir.

Vakıflar Yönetiminin, davalılar F., S. aleyhine 15.11.1971 tarihli dilekçeyle açtığı, Kartal 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1971/539 esasına, davalılar A., A.M., N. mirasçıları aleyhine 05.02.1974 tarihli dilekçeyle açtığı, Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1974/147 esasına kayıt edilen davalarda, Vakıflar Kartal Tepeören köyünde Hazinedar S. Vakfına ait K. Çiftliğinin 11 adet senetle tapuda kayıtlı iken, 1092 ve 1093 parsel sayısı ile sözü edilen vakıf adına tescili, el atmanın önlenmesini istemiş, davalar 1971/380 esas üzerinde birleştirilmiştir.

Davacılar E.oğlu H. mirasçıları vekili tarafından, davalı sıfatıyla M., H.H, H.R. ve arkadaşları aleyhine Kartal Tepeören köyünde K. namıyla maruf çoban odası ile 22 parça tarladan oluşan çiftlik arazisinin tamamının K.Sani 1291 tarih ... ila ... sıra numaralı tapu kayıtları ile H. adına kayıtlı iken her bir parçanın 1/8 payının H. Ağa tarafından, kardeşi olan kendilerinin murisi H.B.'ye verdiği ve Gebze Tapusunun Kanuni Sani ... tarih .... sıra nolu tapusunda H.B. adına tescil ettirildiği, adı geçen bu kişilerin mirasçıları tarafından K.l çiftliği adıyla eski tarihlerden beri tasarruf edilirken, bu kayıtlar ve zilyetlikleri dikkate alınmadan, sadece E.oğlu H.'ye ait Eylül ...tarih ... ila ... sıra numaralı 6 parça tapu kaydı esas alınarak 1094 sayılı parselin davalılar adına tesbit ve tescil edildiği, davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile, davacılar adına tapuya tescili, davalıların el atmalarının önlenmesi istemiyle açtıkları ve Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1976/642 esasına kayıt edilen dava da Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1971/380 esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.

H.S. ve arkadaşları 08.10.1997 tarihli dilekçeleriyle, E. H. Kızı E. mirasçıları oldukları, H.B. adına kayıtlı tapu kaydına göre taşınmazın payları oranında adlarına tescili istemiyle davaya katılmıştır.

M.N.G. 07.07.1999 tarihli dilekçesiyle ... sayılı parselin ... payının A.'ya aitken, aralarında yaptıkları satım vaadi sözleşmesine dayanılarak açılan tescile icbar davası sonunda Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.04.1999 gün ve 1998/201-126 sayılı kararı ile bu payın iptal edilerek adına tescil edildiği, hak sahibi olarak menfaatlerinin korunması için davalılar yanında davaya katılma isteminde bulunmuştur.

N.Ö. mirasçıları A. ve arkadaşları 28.01.1997 tarihli dilekçeleriyle, A.A. ve arkadaşları 11.09.2003 havale tarihli dilekçeleriyle çekişmeli parselin tapuda 20/7680 payının kendisine ait olduğu davanın reddine karar verilmesi gerektiğine değinerek, davalıların yanında davaya katılmıştır.

M.N. ve arkadaşları 24.01.2003 havale tarihli dilekçeleriyle, Sadr-ı Ali Hazinedarı, Divan-ı Hümayun Haceganından M. Vakfı’nın evlatları oldukları, vakıf evlatları olarak çekişmeli taşınmazın M. Vakfı adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.

İ. 10.03.2006 tarihli dilekçesiyle, M. Vakfı evlatları olarak kabulleri ile çekişmeli Tepeören köyü 1094 sayılı parselin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve M. vakfı adına tescili iddiasıyla davaya katılmıştır.

Hazine 16.01.1986 tarihinde, parselin orman sayılan yerlerden olduğu, Vakıflar Yönetiminin dayandığı tapu kayıtlarının miktar fazlası olduğu, zilyetlikle edinilemeyeceği, Orman Yönetimi ise 01.10.1986 tarihinde çekişmeli 1094 sayılı parselin yörede 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman tahditi içinde kalan devlet ormanı olduğu, tapu kaydının iptali ve orman olarak tescili istemiyle davaya katılmıştır.

Mahkemece, ... esasına kayıtlı dava ve bu dava ile birleşen ..., 1974/147 esaslı dosyalar yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, çekişmeli Tuzla Tepeörenköyü ... sayılı parselin teknik bilirkişi Z.Ç. tarafından Tuzla Kadastro Mahkemesi'nin 2008/2 esasa kayıtlı dava dosyasında düzenlenen 24.02.2005 tarihli rapor ve krokide (A) ile gösterilen 2.420.181 m2 ve (C) ile gösterilen 567.016 m2 olmak üzere toplam 2.987.197 m2 yerin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve M. Vakfı adına tapuda tesciline, davalıların el atmasının önlenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, BİRLEŞEN Kartal Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1976/642 esasa kayıtlı dava ile ilgili olarak dava ve taleplerin REDDİNE,

Hazine ve Orman Yönetiminin katılma suretiyle davalarının 5841 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa'nın 12/3 . maddesi gereğince hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE, karar kesinleşene kadar tedbirin devamına karar verilmiş, hüküm Katılan M. Vakfı evlatları olarak katı-landalrdan il 116 sıradakiler T. ve arkadaşları, Orman Yönetimi, Hazine, Vakıflar Yönetimi, katılan şuayip Ö. Vakfı evlatları olduğu iddiasıyla F.G., katılan ve davalı S., O., O.U.tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil ve meni müdahale istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1948 yılında yapılıp kesinleşmiş, 6831 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi uyarınca tanınan 6 aylık ek sürede eldeki dava açılmış, 1981 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması dava nedeniyle kesinleşmemiştir.

1)Mahkemece, Kadastro tespitinin kesinleştiği 24.01.1967 tarihinden sonra,Orman Yönetimi ve Hazinenin davaya katıldıkları tarihe kadar, 3402 sayılı Yasa'nın 12/3 . maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle ve diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir.

Ne var ki; 5841 sayılı Yasa'nın 2 . maddesiyle 3402 Sayılı Yasa'nın 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen üçüncü tümcesinde yer alan “iddia ve taşınmazın niteliğine.” ibaresi ile geçici 10. maddesi, Anayasa Mahkemesi'nin 12.05.2011 gün ve 2009/31-77 sayılı kararıyla iptal edilip, gerekçeli kararı 23 Temmuz 2011 günlü ve 28003 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Devlet ormanları kamu malı olup, “Kamu Malı” savıyla açılacak davalarda 3402 Sayılı Yasa'nın 12/3 . maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı konusundaki Yargıtay kararları yerleşik içtihat halini almıştır. (örneğin Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 08.05.1987 tarih 1986/3 Esas ve 1987/4 Karar sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.02.2002 gün ve 2002/1-19 E. 2002/97 K.; 09.06.2004 gün ve 2004/1-335 E. 2004/354 K.; Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 09.12.2006 gün ve 2006/4206 - 4268; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/1-19 E. 2002/97 K.; 09.06.2004 gün ve 2004/1-335 E. 2004/354 K.; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2006 gün ve 2006/4206-4268; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 11.03.2008 gün ve 2008/1911-3034; 20. Hukuk Dairesinin 03.04.2008 gün ve 2008/15645261 sayılı kararları) Gerek bu kararlar gerekse Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçesi gözetildiğinde, kamu mallarında Orman Yönetimi ve Hazine yönünden 10 yıllık hak düşücü sürenin uygulanamayacağı anlaşıldığından Orman Yönetimi ve Hazinenin davasının bu nedenlerle reddi yasaya aykırıdır.

2)Çekişmeli 1094 sayılı parsele ilişkin orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının kadastro mahkemesinin 2008/2 esas sayılı dosyasında görülmekte olduğu halen yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle; müdahiller Hazine ve Orman Yönetiminin çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ettiği ve bu tür davalarda 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ileri sürülemeyeceğine göre, mahkemece eldeki tapu iptal ve tescil davası yönünden, Kadastro Mahkemesinin 2008/2 esasına kayıt edilen orman kadastrosu ve 2/B işlemine itiraz davasının sonucunun beklenmesi ondan sonra davanın karara bağlanması gerekirken, işin esasına girilerek davanın vakıflar yönünden kısmen kabulüne, diğer kişiler yönünden esastan reddine, Hazine ve Orman Yönetimi yönünden ise hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre, Hazine ve Orman Yönetiminin diğer temyiz itirazları ile Vakıflar ve gerek kişilerin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 22.11.2011 günü oybirliği ile karar verildi.