TARAFLARIN KARŞILIKLI KUSURU • BOŞANMANIN KAÇINILMAZLIĞI

Davacı eşin evlilik birliği görevlerini yerine getirmediği, davalının da eşini sevmediğini söylediği, böylece her iki tarafın da kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılacak iş; boşanma kararı verilmesi olacaktır.

TARAFLARIN KARŞILIKLI KUSURU • BOŞANMANIN KAÇINILMAZLIĞI
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E: 2009/8136 K: 2010/12609 T: 24/06/10

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 24.06.2010 günü duruşmalı temyiz eden davacı tebligata ragmen gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davalı vekili geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanmasi için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Dosyadaki bütün kağıtlar okundu, gereği görüşülüp, düşünüldü.

 

Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davacının birlik görevlerini yerine getirmemesine karşılık; davalının da davacı eşini istemediğini, sevmediğini söylediği; böylece taraflardan birinin kusurunu diğerinden üstün tutmanın mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların gelişimi karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK m.166/l) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün davacı kocanın temyiz incelemesi sonucu yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı kadının asıl karardaki yargılama giderleri ile ilgili bölüme ve tavzih talebinin reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.