TASARRUFUN İPTALİ • BORÇLUNUN ALACAĞINA MAHSUBEN YAPTIĞI İŞLEMLER • SATIŞIN BUTLANI

Alacağa mahsuben yapılan işlemler olağan ödeme vasıtası olarak kabul edilemezler. Bu nedenle, iptal davalarında alacağa mahsuben yapılan satışların butlanına karar verilmelidir.

TASARRUFUN İPTALİ • BORÇLUNUN ALACAĞINA MAHSUBEN YAPTIĞI İŞLEMLER • SATIŞIN BUTLANI
Yargıtay kararı

YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ E: 2003/3452 K: 2003/4429 T: 30/09/03

 

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla (...) gereği konuşulup düşünüldü:

 

Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Davada, borçlu Ahmet Duran Urfalıoğlu'nun banka hesaplarının kat edilmesinden sonra davalı Tuncer Aksu'ya 8.10.1998 tarihinde, onun da 11.12.1998 tarihinde davalı Metesa Tekstil Sanayi ve Ticaret AŞ’ye devrettiği Gebze, Tepecik köyünde bulunan 30, 31, 32, 34 parsel no.lu taşınmazların devrinin mal kaçırmak kasdıyla yapıldığı, her iki tasarrufun da iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Davalı Tuncer vekili cevabında, bu taşınmazların satış bedellerini ödeyemediklerinden bizzat borçlu Ahmet Duran Urfalıoğlu'nun talebi üzerine alacaklısı bulunan Metesa Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye devrettiklerini bildirmiş, Metesa A.Ş vekili de cevabında, alacağına mahsuben dava konusu 4 adet parseli devir aldığını beyan etmiş, her iki savunma, borçlu vekilince de tekrarlanıp doğrulanmıştır. Görülüyor kİ, Tuncer ve Metesa A.Ş’nin borçlunun durumunu bilerek, bedel ödemeden taşınmazları satın aldıkları, kendi ikrarlarıyla sabittir. Alacağa mahsuben yapılan tasarruflar anılan Yasanın 279. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mutat (olağan) ödeme vasıtası kabul edilmemektedir. Dairemizin süregelen uygulaması da bu yönde olup alacağa mahsuben satışların butlanına karar verilmektedir. Kaldı kİ, yine anılan Yasanın 280. maddesinin 2. bendi uyarınca borçlunun ızrar kasdıyla yaptığı bu tasarrufları diğer davalıların bildikleri kendi savunmalarıyla ortada iken, var olan borcun ödenmesine ilişkin gerçek bir satış olduğu gerekçesiyle davanın tümüyle reddi usul ve yasaya aykırıdır. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 30.9.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.