TAZMİNAT HUKUKU * CEZA MAHKEMESİ YA DA SAVCILIK KARARLARI

Hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı gibi, Savcılık tarafından verilmiş olan takipsizlik kararıyla da bağlı değildir.

TAZMİNAT HUKUKU * CEZA MAHKEMESİ YA DA SAVCILIK KARARLARI
YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ E: 2011/2560 K: 2012/6248 T: 11/04/12

 

Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

 

Davacılar, davalının B. gazetesinde yayınlanan yazılarında, davacı N.S. ve T.T. mamülleri dolayısıyla, davacı N. Şirketine ağır saldırı yapıldığını öne sürerek uğranılan manevi zararın tazminini talep etmişlerdir.

Davalı, yazılarında Türk Tiyatrosu ve Atatürk Kültür Merkezinin yıkımı kararıyla ilgili her haberde, davacının en önde yer almasının esastan uzaklaşarak ticari kaygılar taşıyabileceğini belirttiğini, köşe yazıları nedeniyle davacının şikayeti üzerine İstanbul Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, kamuya mal olmuş ünlü kişilerin hakkında olumlu veya olumsuz haber yapılmasının olağan olduğu, dava konusu yayınlar nedeniyle davalı hakkında takipsizlik kararı verildiği, her ne kadar delil yetersizliğinden verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de; cezai soruşturma sonucunda tespit edilen maddi olguların hukuk hakimi tarafından da bağlayıcı olacağını, BK'nin 53. maddesi gereği olarak takipsizlik kararının bağlayıcı olduğu kabul edilerek manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalı hakkında Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan şikayet üzerine, şikayete konu yazının basın yoluyla hakaret suçunu oluşturmadığı, eleştiri sınırları içinde kaldığından bahisle takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. BY.nin 53. maddesi gereğince hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı gibi, Savcılık tarafından verilen takipsizlik kararıyla da bağlı değildir.

Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. B. gazetesinin 26.03.2008 tarih ve 16.01.2009 tarihli yazılarında “Türk Tiyatrosu sorunlarını bir tatlıcı dile getiriyor”, Yarım Türkçesi ile göbeğini sallıya sallıya”, “Tiyatroyu biraz bilen N.S.'ı oyuncudan saymaz”, “Hele! Musevi Kökenli Türk Vatandaş olduğunu bilenler”, “Yakında sütlaç ve kazandibi ana vatanı Tel-Aviv ve Hayfa denirse şaşırmayın”, “S. Gazzeyi düşünsün”, “Hey Türk Vatandaşı N.S.'ın baklavasından yemeyin” biçiminde sözlere yer verilmiştir. Yazıların, özellikle N.S.'ın etnik kimliğine yönelik olup eleştiri sınırlarını aştığı, her iki davacıya yönelik kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması nedeniyle uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken istemin tümden reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.