TEHLİKE SINIF VE DERECESİNE AİT PRİM ORANLARININ UYGULANMASI * İTİBARİ HİZMETTEN YARARLANMA

Davalı işverene ait iş yerinin basım ve gazetecilik faaliyetlerinin yürütüldüğü bir iş yeri olup olmadığının, kuşkudan uzak biçimde mahkemece tespiti gerekir.

TEHLİKE SINIF VE DERECESİNE AİT PRİM ORANLARININ UYGULANMASI * İTİBARİ HİZMETTEN YARARLANMA
YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ E: 2011/1701 K: 2011-6146 T: 26/04/11

 

Dava, davalı işverene ait işyerindeki çalışmaların, itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda geçtiğinin tespiti istemine ilişkindir.

 

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı ile davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1) Basım ve gazetecilik işyerindeki çalışma koşulları nedeniyle itibari hizmet süresinden yararlanabilmek için, yasada öngörülen iki koşulun birlikte gerçekleştiğinin belirlenme gereği zorunlu olup; bunlardan birinci koşul, sigortalının basım ve gazetecilik işyerinde çalışmış olmasıdır. Ancak, bu koşulun araştırılıp saptanmasında; işyeri, dar anlamda muhakkak sadece gazete basımıyla uğraşan bir basımevi olarak düşünülmeyip, yasanın açık amacı göz önünde bulundurularak söze değil öze üstünlük tanıyan bir yorumla sonuca varılmalıdır. İkinci koşul ise, yine aynı maddenin II.Alt Bendinin (a-f) işaretli alt bentlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerden birinin olayda ayrıca gerçekleşmiş bulunmasıdır.

060297529 sicil numarasıyla kayıtlı bulunan davalı T. Klişecilik ve Grafik San. A.Ş işyerinde (T. Klişecilik San. ve Tic. A.Ş. unvanlı olarak) yapılan inceleme sonucu düzenlenen 05/05/2000 tarihli sigorta müfettişi raporunda, “1982 yılından bugüne değin faaliyet konusunun, tifduruk baskı silindirlerinin imalatı olduğu, imalat aşamasının demir dökme silindirlerin siyanürlenerek elektroliz aşamasına hazırlandıktan sonra elektroliz yöntemiyle demir silindirlerin bakır ve krom kaplaması yapıldıktan sonra laboratuar ortamında hazırlanan filmlerin anılan silindirlerin üzerine gravür olarak işlenmesinden ibaret olduğu.... uygulanmakta olan “6119" işkolu kodunun işyerinin faaliyetlerine uygun olmadığı.,.2001 takvim yılı başında geçerli olmak üzere işyerinde “2804" no’lu işkolu kodu ile ilgili tehlike sınıf ve derecesine ait prim oranlarının uygulanmaya başlamasının gerektiği" bilgisine yer verilmiştir.

Birden fazla sigortalı tarafından açılan davaların tümüne yönelik inceleme kapsamında dinlenen tanık anlatımlarıyla, işyerinden yapılan keşif sonucu elde edilen bilgilerden, işyerinde, klişe, pozlandırma, sıvama, taşlama, siyanür kaplama, krom kaplama, bakır kaplama, torna bölümlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Keşfe katılan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenerek hükme dayanarak yapılmış bulunan bilirkişi kurulu raporunda, işyerinin boşaltılmış olması nedeniyle, keşif sırasında işyeri koşullarının incelenemediği; daha önce yapılan incelemelerden elde edilen bulguların da kullanılması suretiyle sonuca varıldığı belirtilmişse de; dosya içeriğindeki kanıtlar ile bilirkişi raporundaki değerlendirme, işyerinin yasanın belirlediği çerçevede “basım ve gazetecilik" işyeri olarak kabulü için yeterli veri içermemektedir.

Sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında, davalı işverene ait işyerinin basım ve gazetecilik faaliyetlerinin yürütüldüğü bir işyeri olup olmadığının kuşkudan uzak biçimde tespiti için; bilirkişi raporunda değinilen kanıt dosya içeriğindeki bilgiler ile var ise aynı işyeri çalışmaları nedeniyle açılıp sonuçlanmış itibari hizmet süresinden yararlanmaya yönelik dava dosyalarındaki kanıtlar getirilip; dosyaya katılan müfettiş raporundaki değerlendirmeler üzerinde durularak; işyeri dosyasında yer alan faaliyet alanına ilişkin diğer kayıtlar ile dosya içeriğindeki tüm kanıtlar gözetilerek; işyerinin tümüyle veya belirli bölümleri itibariyle basım ve gazetecilik işyeri olarak nitelenmesi halinde, davacının çalıştığı bölümün bu kapsamda olup olmadığı, yargısal denetime elverir- bir irdelemeyle ortaya konulmadan, işyerinin niteliği konusunda eksik incelemeye dayalı olarak sonuca varılması;

2) Dava dilekçesinde, itibari hizmet süresinden yararlanma gereğinin tespiti istemi yanında, prim farkının tahsili eklenecek itibari hizmet süresinin yaşlılık aylığı koşullarının belirlenmesinde gözetilmesi konusu da belirtilmiş olup; “davacının prim tahsili hakkının bulunmadığı, bu hakkın davalı SGK’da olduğu, bu talebin reddinin gerektiği, davacının diğer talepler yönünden karar düzenlemesine yer olmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar gerekçesinde de belirtildiği üzere, dava dilekçesinde, itibari hizmet süresinden yararlanma isteminin yasal ve doğal sonucuna ilişkin konulara yer verilmiş olmasının, davanın kısmen kabulü olarak nitelenmesi olanağı bulunmadığı ve doğacak prim farkının davacı yararına hüküm altına alınması konusunda da bir istem dile getirilmediği halde, davanın kısmen kabulüyle, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumluluğun buna göre belirlenmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacı ile davalılardan SGK Başkanlığı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26/04/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.