ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ • BABANIN SORUMLULUĞU • YARDIM NAFAKASI

Üniversite öğrencisi olan davacının babasından yardım nafakası istemesi mümkündür.

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ • BABANIN SORUMLULUĞU • YARDIM NAFAKASI
YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ E: 2012/22953 K: 2013/228 T: 15/01/13

 

Davacı dilekçesinde, davalının babası olup, kendisinin üniversite öğrencisi olduğunu beyan ederek, aylık 400 TL yardım nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

 

Mahkemece, davalının kabulü ile aylık 400 TL yardım nafakasına karar verilmiştir.

TMK’nın 364. maddesine göre;

“Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.”

Yine aynı kanunun 365. maddesinin 2. fıkrasında;

“Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir.” Düzenlemesi yer almıştır.

Hukuk Genel Kurulu’nun 07.06.1998 gün ve 1998/656 E. 688 K. sayılı ilamında da; “....yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların” yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Dava konusu olayda, davalı baba emekli olup, aylık 1252 TL emekli aylığının bulunduğu, davacının ise, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Fotoğraf ve Kameramanlık Bölümü’nde okuduğu anlaşılmıştır.

Somut olayda; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, davacının yaşı, davalının gelir durumu, davacının annesinin gelir durumu dikkate alınarak, günün ekonomik koşullarına göre mahkemece hükmedilen yardım nafakasının miktarının çok olduğu kanaatine varılmış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

O halde, mahkemece yapılacak iş; davacının geçimi için gerekli, nafaka yükümlüsü davalı babanın geliri ile orantılı, dava dışı annenin yapacağı katkı da dikkate alınmak suretiyle tarafların gerçekleşen mali ve sosyal durumlarına uygun olacak şekilde, hakkaniyet ilkesi de gözetilerek uygun bir nafakaya hükmetmek olmalıdır.

SONUÇ

İtibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.