ÜST SINIR İPOTEĞİ • BORCU SINIRLAYAN MİKTAR

Üst sınır ipoteğinde teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklenti toplantılarının üst sınır limitini aşması mümkün değildir.

ÜST SINIR İPOTEĞİ • BORCU SINIRLAYAN MİKTAR
YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ E: 2012/4787 K: 2012/5260 T: 05/06/12

 

İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine konu edilen 17.05.2005 tarihli 496 yevmiye nolu ipotek akit tablosunda taşınmazın, Ali oğlu M.S.'ın Türkiye İş Bankası Şubelerinden kullandığı ve kullanacağı krediler ile her ne sebepten olursa olsun bankaya karşı doğmuş doğacak, her türlü borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 1.derece 1.sırada fekki alacaklı banka tarafından bildirilinceye kadar süresiz olarak (150.000 YTL.) yüzeli bin YTL.bedelle ipotek edildiği görülmektedir. Bu hali ile ipoteğin doğmuş doğacak borçların ipotek edildiği görülmektedir. Bu hali ile ipoteğin doğmuş doğacak borçların teminatını teşkil etmek üzere alınan üst sınır (limit) ipoteği olduğu tartışmasızdır.

 

MK.851. ve 881. maddelerinde ifadesini bulan muhtemel bir alacağın teminatı olarak tesis edilen üst sınır (limit) ipoteğinde borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan taşınmazların ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlandırılmıştır. TMK.'nın 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının bu limiti aşması mümkün değildir. (HGK.24.05.1989 tarih 1989/11-294 E. - 1989/378 K.)

Somut olayda ipotek veren borçlunun (halefiyet yolu ile ipotekli taşınmazı satın alanın) taşınmazın tüm borçlar için teminat verildiği, bir başka deyişle satın alınan taşınmazın doğmuş doğacak tüm borçlardan limit dahilinde sorumlu olduğu düşünüldüğünde sadece konut kredisinden kaynaklı borçtan sorumlu olunacağı yönündeki şikayet ve temyiz nedenleri yerinde değildir. Ancak ipoteğin limit ipoteği olması nedeniyle şikayetçinin limit miktarı 150.00 YTL. sınırlı sorumlu olduğu göz ardı edilip bu miktar asıl alacak kabul edilerek ayrıca faizleri yönünden de takibin devamına karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ

Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile BOZULMASINA, 05.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.