VERGİ İADESİ HACZİ * HACİZ MÜZEKKERESİ * ALACAĞIN DOĞDUĞU TARİH

Üçüncü kişideki hak ve alacakların haciz ihbarnamesiyle değil, müzekkere ile haczedilmesi menkul haczi hükmünde olup, haczedilecek olan alacak henüz doğmadan Vergi Dairesine gönderilen haciz müzekkeresinin hükmü yoktur.

VERGİ İADESİ HACZİ * HACİZ MÜZEKKERESİ * ALACAĞIN DOĞDUĞU TARİH
YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E: 2010/14080 K: 2011/681 T: 26/01/11

 

Şikayetçi L. vekili borçlunun Vergi Dairesi'nden olan KDV iadesi alacağının haczi için 19.02.2010 günü müzekkere gönderildiğini, alacağın 23.03.2010 günü tahakkuk ettiğini ve haczin diğer hacizlerden önce olduğunu;

 

Şikayetçi S. vekili 09.02.2010 günü haciz müzekkeresi yazıldığını ancak bunun dikkate alınmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.

Şikayetçi olunan şirket vekili şikayetçi L.'nin şikayeti hakkında derdest-lik itirazında bulunmuş; Vergi Dairesi'nin mahsuptan sonra 23.03.2010 günü 71.095.14 TL. iade kararı verdiğini ve alacağın doğumundan sonra konulan tek haczin kendi hacizleri olduğunu bildirerek şikayetlerin reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece şikayetçi S.'nin alacaklı olduğu dosyadan 11.02.2009 tarihinde haciz konulduğu, borçlu ile Vergi Dairesi arasında süregelen ilişki bulunması nedeniyle doğacak alacağın önceden haczinin mümkün olduğu, Vergi Dairesi'nin haczi işlememek şeklindeki işleminin geçersiz olduğu gerekçesiyle şikayetçi S.'nin sıra cetvelinde birinci, şikayet olunan şirketin ikinci, üçüncü ve dördüncü nihayet şikayetçi L.'nin beşinci sıraya alınması suretiyle yeniden sıra cetveli düzenlenmesi için sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş; hüküm şikayet olunan şirket vekilince temyiz edilmiştir.

Üçüncü kişilerdeki mal ve hakların ne şekilde haczedileceği İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesinde gösterilmiştir. Anılan yasa hükümlerinin uygulanmasından vazgeçilerek, bir diğer ifade ile haciz ihbarnamesi göndermek yerine müzekkere ile alacak üzerine haciz konulması aynı yasanın 88. maddesinde düzenlenen menkul haczi hükümlerine tabidir.

Haciz müzekkeresi ile ancak mevcut bir mal hak ya da alacak üzerine haciz konulabilir; öte yandan bu yöntemde üçüncü kişinin itirazına ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır.

Vergi Dairesindeki alacağın 23.03.2010 tarihinde doğduğu belirtildiğine göre bu tarihten önce gönderilen haciz yazılarının bir hüküm ifade etmeyeceği ortadadır. Bu ihtimalde sadece belirtilen tarihten sonra gönderilen haciz yazılarının dikkate alınması gerekir. Nitekim vergi dairesi müdürlüğünün şikayetçi S.'ın alacaklısı bulunduğu takip dosyasından gönderilen yazıya verdiği cevap da bu yöndedir.

Bu durumda mahkemece şikayetlerin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA oybirliğiyle karar verildi.