YABANCI MAHKEME KARARLARININ TANIMA VE TENFİZİ

Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. MÖHUK'un 55. maddesi gereğince tenfiz davalarının basit yargılama usulüne göre yargılaması yapılarak sonuçlandırılması gerekmekte olup, davanın dosya üzerinde yapılan inceleme ile karara bağlanması konusunda mahkemeye takdir hakkı tanınmamıştır.

YABANCI MAHKEME KARARLARININ TANIMA VE TENFİZİ
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E: 2009/11783 K: 2011/4536 T: 18/04/11

 

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.07.2009 tarih ve 2009/215-2009/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

 

Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine açılan Nürnberg-Fürth Eyalet Mahkemesi'nde marka kanunu ihlaline ilişkin davada, mahkemece yargılama giderlerinin tespitine karar verildiğini ileri sürerek, buna ilişkin yabancı mahkeme ilamının tanıma ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme ve dosya kapsamına göre, davanın davalının ikametgahı mahkemesinde açılması gerektiği gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. MÖHUK'un 55.maddesi gereğince tenfiz davalarının basit yargılama usulüne göre yargılaması yapılarak sonuçlandırılması gerekmekte olup, davanın dosya üzerinde yapılan inceleme ile karara bağlanması konusunda mahkemeye takdir hakkı tanınmamıştır.

Ayrıca, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesinde kanunun gösterdiği istisnalar haricinde mahkemece her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevkifa davet etmedikçe hükmünü veremeyeceği kabul edilmiştir.

Bu itibarla mahkemece, duruşma açılarak, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için taraflara davetiye çıkartılması, göstermeleri halinde delillerinin de toplanılması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın

duruşma açılmaksızın dosya üzerinden görülerek sonuçlandırılması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.