Trafik Kazası - Tazminat -Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015 / 15825 E, 2018 / 8383K.

Çocuk zararı hesaplanırken aktif dönemde AGİ eklenmelidir.

Trafik Kazası - Tazminat -Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015 / 15825 E, 2018 / 8383K.
Yargıtay kararı

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, müvekkillerinin çocuğu ve kardeşinin geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yaralanan çocuk için kazanç kaybından dolayı 10.000,00 TL maddi, baba ... için 7.500,00 TL, anne ... için 7.500,00 TL, kardeşi ... için 5.000,00 TL, yaralanan çocuk için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 23.10.2010 tarihinden itibaren işletilecek faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle yaralanan çocuk için maddi tazminat talebini 28.943,31 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ..., ... ve ...'in davadaki manevi tazminat talep ve istemlerinin reddine, davacı ...'in maddi ve manevi tazminat talep ve davasının kısmen kabulü ile 28.934,31 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm ve davacılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı çocuğun kaza tarihindeki yaşı ile ileride yapacağı işin belirli olmaması nedeniyle, iş göremezlik tazminatı hesaplamasına esas alınacak gelirinin, aktif yaşam süresinde AGİ dâhil edilmiş net asgari ücret ve pasif yaşam süresinde AGİ hariç net asgari ücret olarak esas alınması suretiyle hesaplama yapılması gerektiği halde; hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda, aktif dönem hesabına esas alınan gelirin AGİ hariç hesaplanması doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece; tazminat hesabının aktif dönemi için AGİ dahil edilmiş asgari ücret üzerinden yapılması suretiyle, davacının talep edebileceği iş göremezlik tazminatı miktarının hesaplanması için, konusunda uzman başka bir aktüerya uzmanı bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Davacılar vekili, davacılar baba ... için 7.500,00 TL, anne ... için 7.500,00 TL, kardeşi ... için 5.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece, davacıların subut koşulu bulunmayan manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir.
Oysa, davacılardan yaralanan çocuğun Bekir babası, Nursel annesi, Mert kardeşidir, anılan davacıların da manevi zarara uğraması kaçınılmazdır.
Hâkim, manevi tazminata 6098 Sayılı TBK 56. madde (eski Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi) hükmüne göre, özel durumları göz önünde tutarak adalete uygun olarak hükmeder. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Bu durumda, anılan davacıların manevi zararının giderilmesi amacıyla somut olayın özellikleri, kaza tarihi, davacının maluliyet oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana gelmesindeki etkiler gibi hususlar birlikte değerlendirilerek
somut olaya uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, anılan davacıların manevi taleplerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile verilen hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.738,53 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 01/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.