ZİMMET SUÇU

Zimmete konu eylemlerin eksiksiz şekilde soruşturulması gerekir.

ZİMMET SUÇU
YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ E: 2011/6786 K: 2012/11279 T: 13/11/12

 

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

 

Sanıklardan D.Z. hakkındaki hükmün incelenmesinde;

Sanık D.Z.'nin hükümden sonra 02/10/2010 tarihinde öldüğü UYAP ortamından temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, 5237 Sayılı TCK'nın 64 ve 5271 Sayılı CMK'nın 223/8. Maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu, bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi de gözetilerek CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322, 5237 Sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 Sayılı CMK'nın 223/8.maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının sanığın ölümü sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE,

Sanıklar A.U. ve N.U. hakkında zimmet suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde ise;

Sanıkların bazı harcama belgelerinde tahrifat yapmak veya başkalarının yerine imza atmak suretiyle kooperatif parasını zimmetlerine geçirdiklerinin iddia edilmiş olması karşısında, eylemin 765 Sayılı TCK'nın 202/2. maddesinde tanımlanan nitelikli zimmet suçunu oluşturabileceği ve dolayısıyla sanıklar hakkındaki kamu davası açısından henüz asli ve uzatılmış dava zaman aşımı süresinin dolmadığı gözetilerek; katılan vekilinin 19/11/1997 havale tarihli şikayet dilekçesinde, kooperatif adına yapılan bazı harcama belgelerinde sanıkların tahrifat yaptığını ve yine bazı harcama belgelerini de sahte imzalarla hayali olarak oluşturduklarını iddia etmiş olması nedeniyle, fiziki asıllılarının da mevcut olması durumunda sözü edilen bu harcama belgeleri üzerinde herhangi bir tahrifat yapılıp yapılmadığı hususunda grafoloji uzmanlarından oluşan bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve üzerinde tahrifat yapıldığı iddia olunan bu belgeler ile hayali olarak oluşturulduğu iddia olunan harcama belgelerinde ödeme yapılan olarak isimleri geçen kişilerin belgelerin gerçek olup olmadığı hususlarında tanık sıfatıyla dinlenmeleri, yine 19/11/1997 havale tarihli şikayet dilekçesinde bazı faturalardaki malların kooperatif için alınmadığının iddia edilmiş olması nedeniyle, fiziki asıllılarının da mevcut olması durumunda, bu faturalardaki malların kooperatif için alınıp alınmadığının tespiti için, konusunda uzman teknik bir bilirkişi refakatinde mahallinde keşif yapılması, suç tarihlerinde sanıkların yönetim kurulu üyesi olup olmadıklarının ilgili Ticaret Sicil Memurluğu'ndan sorulması, ardından, adli emanette mevcut tüm defter ve belgelerin kül halinde dava dosyasıyla birlikte konunun uzmanı olan Emekli Sayıştay Uzman Denetçilerden oluşan yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek; bozma öncesi mahkemece yapılan araştırmalara rağmen bazı delillere ulaşılamamış ise de elde mevcut olan deliller çerçevesinde; tüm iddia, savunma ve kanıtlar birlikte değerlendirilerek, sanıkların sorumluluğunu ideler şekilde, zimmetlerinde para bulunup bulunmadığı, varsa zimmet eyleminin hangi tarihlerde ve ne şekilde gerçekleştiği ile zimmet miktarının ne kadar olduğu hususlarında rapor alınması ve bundan sonra, sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Sanıkların eylemlerinin basit zimmet suçu olarak kabulüyle kamu davasının 5271 Sayılı CMK'nın 223/8.maddesi uyarınca zaman aşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken, ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,

Kanuna aykırı, katılan vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 Sayılı Kanun'un 8/1.maddesi de gözetilerek CMUK'un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.